“Hedeflerinize ulaşmanız için hiç kimseye ve hiçbir şeye ihtiyacınız olmadığını anlamanızı istiyorum. Hayatınızı sizi mutlu edecek şeyi bekleyerek geçirirseniz hayalini kurduğunuz şeyi ıskalayabilirsiniz.
Kimileri hayatını yoluna koymak için hep bir şeyler bekler: Yeni bir işe girmeyi, aşık olmayı, taşınmayı, bir yakınının davranışlarını değiştirmesini, zam almayı veya emekli olmayı.
Hiçbir şeyi beklemeyin Emma ve bugünden itibaren isteklerinizi hayat kitabınıza kendi kaleminizle geçirin.
Mutluluk şartlara bağlı bir arayış değildir, şimdi ve burada başlayan bir yolculuktur.”
“Aklını dolduran tek şey; nasibinin seni bir gün mutlaka bulduğuydu. Her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka âlemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor. Ömer’in saati gibi…”