Son örneğim de "McDonald's"tır.
Kendilerini Türkiye'ye gelmeden önce, Amerika'da tanıdım. Orada fakir fukaranın tercihidir. Biz talebe idik, o mütevazi imkanlarımız ile biz bile yemezdik.
Amerikan kapitalizmi hem kapitalist hem de pragmatik kapitalist boyutu ile zihnimizi esir almış vaziyette.
Her şeye bir ihtiyaç kulpu takıyor.
Bunun çok tipik örneği "şalvar" ve "blue jean" meselesidir.
İkisi de köylü pantolonudur; biri bizim bir Amerika'nın.
İkisi de tarımla uğraşan insanların giydiği giysidir.
Şalvar giyerseniz, "gerici" olursunuz.
Blue jean giyerseniz, "ilerici" olursunuz.
Dolayısıyla diğer medeniyetlerden bir şey alırken kendi medeniyetimizin biçimlerini koruyamazsak bunun çalkantısı asırlara uzanan bir zamana yayılıyor.