Bu platformu sanal kitaplık olarak kullanıyorum. Okuduğumu beyan ettiğim kitaplar, geçmişte ve halihazırda okumakta olduğum kitaplara dair söylemler içermektedir.
Din problemi, şer problemi, Avrupalılaşma problemi, bizim de gevelediğimiz mefhumlar. Ama kimsenin bu problemler üzerine kafa yorduğunu yok. Sağ, kavuğuna çekilmiş. Sol, eline tutuşturulan reçeteyi kekeliyor, manasını anlamadığı reçeteyi. Tek ortak duygu: düşmanlık. Diyalog yok. Tanzimat’tan beri
hazır elbiseye meraklıyız, hazır elbiseye ve hazır medeniyete. Tefekkür kılıçla fethedilmez, bir parça kendi kafamızla düşünmek ne kadar güç.
“Unutma ki tavan arasında yaratacağın büyük sanat eseri, milyonların şuurundaki zincirleri kırabilir. Uykusuz geceler, iftira, sefalet, doğum sancıları… işte dünyamızda hakiki sanatkârı bekleyen akıbet. “
"Yıllardır boz bulanık suları yudumladım,
Bir pelikan hüznüyle yürüdüm kumsalları,
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım."
Nurullah Genç, şairliğinin ötesinde bu toprakların yaşayan en büyük entellektüellerinden biri olduğunu düşünüyorum. Biyografisini biraz incelediğinizde demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız diye düşünüyorum.
Nurullah Genç, yağmur şiirini bitirine kadar insanlar ile görüşmemiş. Bitirdiğinde ise, bana bir hâl oldu bir şiir yazdım diyerek arkadaşlarına okumuştur. Naat olarak yazılmış şiir, Efendimiz (sav) için yazılmış şiirlerin en güzellerinden biri.
Bu kitabın diğer bir özel yanı ise "Yağmur" şiirinin şerhini içeriyor oluşuyor. Şiirin şerhini okuduktan sonra çok daha anlamlı oldu şiir benim için.
Yağmur'u okuyun, okutturun…