Bir Önsözün “Fikir İsyanı”
19:36:17 - 11.11.2017
Bazı kitaplar vardır ki yıllarca anlamaya ve anlatmaya çalıştığınız olayları bir kaç paragrafta önsöz yapar. Ve bazı cümleler var ki bütün siyasi, iktisadi ve sosyolojik olguları bir iki kelime ile zihninizin beyaz perdesine yansıtıverir. Kemal H. Karpat'ın bir "Fikir İsyanı"nın ürünü olarak tanımladığı, "Türk Demokrasi Tarihi" çalışması da bunlardan biri.
Kitabın önsözünde Türkiye'nin demokratik bir ülke olma sürecinde dün olduğu, bugün yanı başımızda gördüğümüz ve gelecekte karşımıza çıkacak olan zihniyete ve bu zihniyete çanak tutan “aydın” tespitini sizlerle paylaşmak istedim.
Yazarın isyanı "Bazı Batılı bilim adamı ve yazarların Türkiye'yi ve Türk sorunlarını gereğiyle değerlendirmeden öznel fikir yürütmelerine karşı” bir ‘fikir isyanı’dır. Çünkü "Bunların birçoğu Türkiye'yi tarihi rolünü oynamış, modernleşmenin yarı yolunda takatini tüketmiş, varlığını büyük devletlerin yanına sığınmakla koruyabilen bir ülke olarak görmektedir." Sömürgeci ve dikeyine büyüyen batı aklı, ya böyle olması gerektiğine alışmış, alıştırılmış ya da bu hayal ile yaşamışlar.
"Halbuki biz, Türkiye'nin sonsuz kuvvet kaynaklarına sahip olduğuna bütün varlığımızla inanmaktayız. Bu kaynaklar arasında milli duygulara sahip, disiplinli, sağlam inançlı ve hareket arzusu dipdiri bir halk kitlesine sahip olmak başta gelir. Türkiye'yi tükenmiş tarihi ülkeler arasında görenler şüphesiz yanılmaktadır. Bugün ana sorun, toplumu örgütlemek, ona yeni bir hayatiyet vermek ve onu yapıcı amaçlara yönlendirmektir".
Ne zaman şaha kalkmış, bir Türkiye ile karşılaşsalar hemen bütün siyasi, askeri, iktisadi "aydın" piyonlarını ileri sürüp, tükenmiş, sinmiş ve sığınmış Türkiye hayalini gerçekleştirmek için çabalamaktadırlar. Bu çabanın en alçak versiyonuna,