Naftalin

Bilmemek Mutluluktur!
9/10
·325 syf.·
2026 11. kitabı
Son zamanlarda önerilen kitapların arasında okuduğum en iyi kitap diyebilirim. Ah Charlie üzümlü kekim. Nasıl da istemiştin herkesin seni sevmesini. Herkes gibi akıllı biri olmayı. Akıllı olduğun zaman insanların seni daha çok seveceğini düşünmen de kalbinin güzelliğinden değil midir zaten. Sonuçlarını bilmeden sırf biraz daha insan yerine konulup sevilmek için sonunda ne olacağını bilmediğin bir ameliyatı olman peki. Kaç kişi buna cesaret edebilir? Yazar hikâyeyi öyle güzel anlatmış ki her sayfayı bir sonraki sayfada ne olacak acaba diye merakla okudum. Charlie’ nin ağzından onun zihinsel gelişimiyle beraber yazı dilinin de gelişmesini bize çok iyi aktarmış. Zekanın insan olmak için tek başına ne kadar yeterli olduğunu sorgulamamızı sağlamış. Bunu fare Algernon ve Charlie üzerinden bize aktarmış. “Bilmemek mutluluk muydu ?” sahiden. Charlie etrafında olup bitenleri bilmeden daha mutlu olduğunu zeka düzeyi ilerledikçe yalnızlaştığını düşündü.Haksız da sayılmaz sanki. İnsanlardan uzaklaştıkça Algernon’ a sığındı. O kadar şey yaşamasına karşın yine de Algernon’ a çiçekler götürmeyi ihmal etmedi. Charlie’ de insanları tanıdıkça hayvanları daha çok seviyorum diyenlerden galiba. Algernon'a Çiçekler
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,6bin okunma
Reklam
Bir Başkomiser Nevzat Kitabı
9/10
·632 syf.·
2026 10. kitabı
“İstanbul'a bakıyorduk denizden. Bizim İstanbul’umuza, çalınmış hayallerin şehrine... Talan edilen anıların başkentine... Yağmalanmış mutlulukların pâyitahtına... Kırılmış umutların kalesine... Kederlerin kraliçesine... Zorbalığın ele geçirdiği güzelliğe... Sinsiliğin bayrak diktiği zarafete.. Açgözlülüğün işgal ettiği berekete... Kendi kanımızı sunmaktan başka çaremiz kalmayan şehrimize; sokağımıza, bahçemize, evimize, mezarımıza...” İstanbul Hatırası sadece bir polisiye hikâyeyi ele almamış aynı zamanda İstanbul’un tarihine açılan bir zaman yolculuğunu da doludizgin yaşatmıştır. Ahmet Ümit Kral Byzas’ tan Mimar Sinan’ a kadar uzanan bu tarih yolculuğunda İstanbul’un önemli tarihi , mimari yapı ve yerleriyle ilgili bilgileri hikâyenin içine adeta bir nakkaş gibi işlemiş ve bunu sıkmadan sürükleyici bir okuma şölenine dönüştürmüştür. Başından sonuna işlenen cinayetlerde katillerin bıraktıkları ipuçları katillerin bilgili insanlar olduklarını göstermiş ve İstanbul’un tarihi güzelliklerinin koruyucularıymış gibi bir imaj edinmelerini sağlamıştır. Maktullerin hep kötü işler yapan insanlardan seçilmiş olması katillere karşı sempati geliştirmeye neden olmuştur fakat hiç kimse nasıl bir suç işlerse işlesin ölümle cezalandırılmamalı fikrini vermeyi de ihmal etmemiştir. Eser yazılırken üstünde çok çalışıldığı, nasıl bir emek verildiği açıkça görülmektedir. Ahmet Ümit sayesinde daha önce bilmediğim çok fazla tarihi bilgi öğrenmiş oldum. Tarihsever biri olarak kitabı çok beğendim. Katilleri de tahmin etmeseydim çok daha memnun bitirmiş olacaktım ama bu durum yine de beğenmeme engel olmadı. İyi ki varsın Ahmet Ümit . Hep polisiyeyle kal :) İstanbul Hatırası
1000Kitap
İstanbul HatırasıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 201943bin okunma
“İnsanlar ve iyilik … Birbirine ne kadar uzak iki kelime.”
Sayfa 290
GECENİN HAFIZASI
8/10
·440 syf.·
2026 9. kitabı
Roman, aile ilişkileri ve bireyin iç dünyası etrafında şekillenmiş. Özellikle anne figürü üzerinden ilerleyen hikâye, sadece bir hastalığı değil; geçmişin izlerini, bastırılmış duyguları ve insanın kendiyle olan mücadelesini anlatmış. Uyurgezerlik burada yalnızca fiziksel bir durum değil, aynı zamanda karakterin bilinçaltına açılan bir kapı olarak kullanılmış.Olaylardan çok karakterlerin iç dünyasına odaklanılması, romanı psikolojik açıdan güçlü kılmıştır. Şehnaz’ın, annesinin ve anneannesinin hatta onun da annesinin bir asırdır kadın olarak yaşadığı yer yer dramatik yer yer trajik hayat öyküsünü ince ince dokumuş. Bazen daldan dala atlamış. ( Bu atlayışları bence Ayfer Tunç’un tarzını yansıtıyor biraz da. ) Hiç sıkmadan aşırı sürükleyici bir eser sunmuş yine bizlere. Roman, bugünkü kimliğimizi oluşturan, bizi biz yapan durumların, aile fertlerimizin yaşadığı geçmiş travmalarını bastırmalarıyla gensel ya da belki de kadersel bir aktarımla bizim hayatımıza da mazhar olduğunu ve bizi etkilediği düşüncesine de göz kırpmış. Tam bir ana fikir cümbüşü yaşatmıştır. Romanı bir çırpıda okudum. Sonunu çok fazla merak ettim ama sonuna geldiğimde tadı damağımda kaldı diyebilirim. Sanki devamı da olmalıymış hissi oluştu. Her şey o kadar çok detayıyla anlatılmış ki sonunun pat diye bitmesini istemezdim. Mesela Şehnaz’ın annesiyle E’nin arasında bir yakınlaşma oldu mu ? Bunu hiçbir zaman bilemeyecek miyiz? Annemin Uyurgezer Geceleri
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267bin okunma