Naftalin

İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.
Sayfa 117
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Daha başlamadan yüz yıl önce davayı kaybetmiş olmamız demek kazanmaya çalışmayacağız anlamına gelmez.
Sayfa 99
1000Kitap
Bir gün yirmi dört saatti ama sanki daha uzunmuş gibiydi. Acele etmeye gerek duyulmazdı çünkü gidecek bir yer yoktu, ne satın alınacak bir şey vardı ne de satın almak için para.
Sayfa 10
1000Kitap
5000 PARÇALIK YAPBOZ!
10/10
·536 syf.·
2026 1. kitabı
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa Tarihi Bu kitabı okumak 5000 parçalık bir yapbozu tamamlamak gibiydi. Nasıl ki yapbozun parçalarını bir araya getirirken birbirleriyle ilişkili olması ve uygunluğu öne çıkıyorsa kitaptaki karakterlerin çokluğu ve bu karakterlerin bir şekilde birbirlerinin hayatına değmesi, bir yapbozu tamamlıyormuş gibi bir hisse kapılmamı sağladı. Roman, bir akıl hastanesinin tarihini anlatıyor gibi görünse de aslında Türkiye’nin toplumsal ve siyasal hafızasını, akıllılık–delilik, iktidar–itaat ve gerçek–yalan kavramları üzerinden sorgular. Anlatım güvenilmez, parçalı ve ironik olduğu için anlatılanların ne kadarının doğru, ne kadarının uydurma olduğunu sürekli sorguladım. Kitapta deliler evi, farklı dönemlerde farklı amaçlarla kullanılmış bir mekan olarak karşımıza çıkar. Buraya kapatılanlar sadece “akıl hastaları” değildir; düzene uymayanlar, sorgulayanlar, aykırı olanlar da bu mekana dahil edilir. Zamanla doktorlar, yöneticiler ve hastalar arasındaki sınırlar silinir; kimin deli, kimin akıllı olduğu belirsizleşir. Roman boyunca aktarılan anekdotlar, söylentiler ve çarpıtılmış tarih parçaları aracılığıyla resmi tarihin güvenilmezliği eleştirilir. Delilik, bir hastalık olmaktan çok, iktidarın tanımladığı bir etiket haline gelir. Ayfer Tunç, mizah ve kara ironiyle, toplumun “normal” saydığı davranışları da sorgulatır. Sonuçta roman, bir deliler evinin tarihinden çok, “Asıl delilik nedir?” sorusunu merkeze alır ve bizi, akıl ile delilik arasındaki çizginin ne kadar ince ve göreceli olduğunu düşünmeye zorlar. Uzun soluklu ama bir o kadar da sonuca ulaşmak için heyecanlandıran bir deneyimdi. Edebiyatımızda eşi benzeri bulunmayan bir eser olabilir.
1000Kitap
Bir Deliler Evinin Yalan Yanlış Anlatılan Kısa TarihiAyfer Tunç · Can Yayınları · 20195,6bin okunma