Seni seviyorum, senin için üzülüyorum, seni özlüyorum gibi güçü sözler söylemenin kabul görmediği bir kültürde, insanlar sevgilerini ifade etmek için farklı yollar bulur. Annemin suskunluklarından harika börekler yaptığını daha önce yazmıştım. Babam ise bahçeyle ilgilenirdi. Hem de ne bahçeydi! Sanırım bunlar bize duydukları sevginin ilanlarıydı. Biz ise kardeşimle ona şöyle diyorduk: Yeter artık, neden sağlığını çapalayarak, su-layarak, ot ayıklayarak tüketiyorsun, sonunda da yarısını ya kuraklık ya kurtlar mahvediyor. Tüm bunları manavdan alabiliriz.
Bunları güçten düştüğünü gördüğümüz için söylüyorduk el-bette. Şimdi onun başka bir şey ürettiğini biliyorum. Manavda bulunmayan bir şey.
Babam tüm beklentilerin aksine bolca hediye ile dönmüştü .iki tanesini hatırlıyorum muhteşem çiçekli bir elbise tam 70'ler işi. Annem onu çiçekleri tamamen solana kadar yıllarca giydi ve 6 adet yeşil kristal bardaktan oluşan sihirli bir takım. Şu ana kadar tek bir tanesi bile kırılmadı. Misafir geldiğinde babam bardakları çıkarırdı ve hikayesine başlamak için birinin onlar hakkında soru sormasını ya da sadece "Ah ne kadar güzel bardaklar yurt dışından mı ?"demesini beklerdi.