Asıl adı 'Traumnovelle' olan Rüya Romanı’nı övmeye nereden başlayayım bilemiyorum fakat her şeyden önce bu kitabı yazan Arthur Schnitzler için sizi bir dakikalık saygı duruşuna davet ediyorum :) Bu adam inanılmaz biri. Üstelik bu öyle bir roman ki yazar kitabı 1907 yılında yazmaya başlayıp, 20 yıl sonra, yazarlığının sonuna geldiği zamanda bitirmiş. Kitabı okumama neden olan Eyes Wide Shut filminin yönetmeni olan Kubrick’in kitabın filmini 3 senede çekmesi onun mükemmeliyetçiliğinin yanı sıra bence kitabın da ne kadar titizlikle yazıldığını bilmesi ve bu doğrultuda yazara ve esere olan saygısının karşılığını ortaya harika bir film çıkararak vermesiyle olmuş. Eyes Wide Shut filmi kitaptan farklı olarak verdiği mesajlarla, dikkat çektiği konularla kendi adıma Kubrick’in en beğendiğim filmi diyebilirim. Tabi kitapla film arasında farklar var diyorum ama bu farklar Kubrick’in kitaba %95 bağlı kalmasını geçebilmiş diyemem. Kubrick ve Eyse Wide Shut’ı şimdi bir kenara bırakalım övgümüzü asıl kaynağa çevirelim. Çünkü her ne kadar Kubrick harika bir film çıkarsa da asıl övgü, kitabın konusu ve olayların psikolojik derinliği açısından kitabın yazarı Arthur Shcnitzler’e ait. Bu kitap yazarın okumuş olduğum ilk romanı olması dolayısıyla diğer eserleri hakkında çok bir bilgim yok fakat onları da keyif alarak okuyabileceğimden şüphem yok. Şüphem yok diyebiliyorum çünkü yazarımız öyle biri ki Freud’a 50’nci yaş günü dolayısıyla yazdığı mektuba karşılık psikanaliz’in kurucusu Freud’un cevabında yazdıkları Schnitzler’in nasıl biri olduğu hakkında bilgi vermesi açısından önemli bir yere sahip. Bu mektupta Freud Schnitzler’e: “Kimi psikolojik ve erotik sorunlar konusunda” kendi görüşleri ile Schnitzler’inki arasındaki, oldukça örtüşen yanlara dikkat çekip, “nesneyi uzun ve zahmetli
"Mızıkanın nağmeleri otel penceresinden kasabanın dumanı tüten kırmızı kiremitli damlarına doğru yayılmaya başladı. Nereye kadar gider bu ses, kime ulaşır?"
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma
###################SPOILER##################
"Çok yemek daveti alıyor, ancak hepsini kabul etmiyordu. İnsanlar onu yemeğe davet etmek için önce bir aracı vasıtasıyla onunla tanışmaya gayret ediyorlardı. Bu arada içinde giderek büyümekte olan o küçük şey, Martin'in kafasını karıştırmaya devam ediyordu. Bernard Higginbotham'dan yemek daveti geldi. Kafası daha da karıştı. Kimsenin yemeğe davet etmediği açlık günleri geldi aklına. Asıl yemeye o zaman ihtiyacı vardı, asıl o zaman midesine bir şey gitmediği için zafiyet geçirmiş, halsiz kalmış ve düpedüz açlık nedeniyle kilo kaybetmişti. Yaşadığı açmaz buydu. Asıl yemeğe ihtiyacı varken kimse onu davet etmemişti ama şimdi binlerce yemek satın alabilecek durumdayken ve tersine iştahı giderek azalırken sağdan soldan peş peşe yemek davetleri yağıyordu. Neden?"
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135bin okunma
Franz Kafka zamanında kitabı yayınlayacak olan yayınevine yazdığı mektupta kapak resminin kesinlikle böceğin resminin yapılmaması hatta uzaktan bile gösterilmemesi gerektiğini söylemesine rağmen bu durumun dikkate alınmadığını ve günümüzde dahi basılan yeni baskılarının da bu doğrultuda devam etmesi üzücü. Halbuki Kafka'nın : anneyi, babayı ve kız kardeşi aydınlık odada, yandaki karanlık odada açılan kapıyı da açık dururken gösteren bir kapak tasarımını önermesi kitabı yazan yazarın doğal olarak kitabın ruhunu daha iyi yansıttığını düşündüğünden dolayı önerdiği bir istek olsa gerek. Ama sonuç ortada. Umarım kitabın basılacak olan yeni baskılarında yazarın bu isteğine kayıtsız kalınmayıp kapak tasarımında düzenlemeye gidilir.
DönüşümFranz Kafka · Can Yayınları · 2022267,8bin okunma
Ürkünç Bir 'Peri Masalı'
Kitap sonunda kitabın çevirisini yapan Celal Üster'in bu hikayeyi çevirmeye başlamadan önce yazar ve kitapla ilgili hazırlıklarından bahseder. Yazarın sonlara doğru Halide Edip'in çevirisindeki önsöz'ü eklemesi ve özgürlük üzerindeki yorumu kitabın sonuna çok yakışmış.
#################SPOILER####################
''Kendi yazgısını elinde tutamayan, kendini yönetenleri sorgulamayı aklından bile geçirmeyen araba beygiri Boxer, ''kendi kuvvetlerinden haberdar olmayan yavrular''ın en çarpıcı örneğidir.''Daha erken kalkacağım, daha çok çalışacağım...Napoleon her zaman haklıdır!'' demekten asla vazgeçmez.Ama sonunda, hasatalanıp ıskartaya çıkarıldığında, at kasabını boylamaktan kurtulamaz. Kendisini ölüme taşıyan arabanın içinde, kapıya attığı umarsız çifteler, tüm hayvanların yitip giden umutlarını da yankılandırır.Özgürlüklerini savunamayanların ödedikleri bedel ağırdır.Özgürlük, değerli olduğu ölçüde kırılgandırdır da...''
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,4bin okunma