‘O kalbimin hesabı değil, fikrimin ! Hani ya şu kalpten gelen şeylerin gittiği beyinde tartıldıktan ve incelendikten sonra ortaya çıkan şey ! Ben doğrudan doğruya kalbimden gelen heves ve arzunun zorlamasıyla hareket etmem. O zorlamaya hiç yüz vermem. Onu beynimin hükmüne bırakırım. İşte orada kabul edilen ve beğenilen şeyle hareket ederim. Uygun ve elverişli görülmeyeni yine geldiği yere yani kalbime iade ederim.’