“Şüphesiz oğlum da ademdendir," (Hûd, 45).
“O asla senin ailenden değildir," (Hûd, 46). Çünkü baba-oğul muhabbetinin de üzerinde gerçek var. Yolun doğrusu tekken, birken, hem de öyle bir gerçek ki, oğullar bir akıl çeldiriciye, hepi topu bir dünya malı mesabesine, fitneye dönüşebiliyor orada.
Çünkü her oğul, babasının, sırrı olduğu kadar sınavıdır da. Mucizesi, kendi var edilişi olan Peygamber Âdem'in, Habil ile Kabil arasında şefkati, eziyeti; onun, sınava tâbi tutulmuş insaniyeti. Her İbrahim'in bir İsmail'i, her Nuh'un, adı verilmeyen bir oğlu var.