Menderes 17 Eylül'de idam edildi. Berin Hanım'a son kez seslendiği ama yerine ulaşmayan 15 Eylül mektubunda "Hakikaten eşsiz ıztıraplar çektik," diyordu. Onun Yassıada mektuplarının sonuncusu ise idamından bir gün evvel oğluna hitaben yazdığı ve gönderilemeyen bir vasiyetten ibaretti. "Hakkımda müsbet düşünün," diyordu. "Rabbim sabır ihsan etsin." "Ruhumla daima sizinleyim. Sizi şefkatle anıyorum. Hakkınızı bir kere daha helâl edin. Benden helaldir. Hepinize hüzün ve heyecanla hitap ediyorum. Yanınızdayım. Sonsuz dayanılmaz, hissedilmemiş bir Özleyişle ve gözyaşları ile hepinizi öperim."
On altı aylık Yassıada tutukluluğu esnasında Menderes'in ailesiyle görüşmesine ancak iki kez izin verilmişti. İlki yarım saat, İkincisi bir saat. Altı ay üzerine ilk ziyaret gerçekleştiğinde yarım saat, büyük mutluluk getirir:
"Çok şükür Allah'a seni gözlerimizle gördük, kucaklaştık. Elini tutabildik demek? Allah'ım bizim için ne büyük saadet.
Fakat hiçbir hudut, hiçbir imtiyaz tanımayan insan kalbi. Beni bu zavallı insanlarla vasıtasız bir şekilde birleştiriyor. Iztırab ve sefalet kadar insanları birbirine yaklaştıran ne var.