Stephen King en ama en sevdiğim yazarların başında geliyor , onunla yollarımız ilk kez " Medyum " ile kesişti , o günden beri hayranım kendisine , zekasına , kurgu yeteneğine .
Bu sene yine Stephen King perileri üzerimde uçuşuyor uzun zamandır kitaplığımda duran 22/11/63 ü sayfa sayısından dolayı hep erteliyordum ahhh ne büyük bir hata
Bir kere okumaya başladığınız zaman ,elinizden bırakamıyorsunuz . Kitap sürekli sizi çağırıyor
Klasik Stephen King kitaplarını bilirsiniz , her an karşınıza doğa üstü varlıklar , canavarlar , akla hayale gelmeyen şeyler planlayan kahramanlar çıkabilir.
Bu kitap bana çoook farklı geldi , klasiğin dışında .
Zamanda yolculuk teması altında bir sürü macera , üstelik inanırmısınız içinde aşk bile var
" Kelebek Etkisi " temasını iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir kitap olmuş.
Okurken bir çok şeyi düşündüm, geçmişimiz de değiştireceğimiz ufacık olaylar geleceğimizi nasıl etkilerdi acaba
Kitap o kadar güzel yazılmış ki kendinizi 1958 den itibaren beş sene sürecek bir zaman yolculuğunda buluyorsunuz , inanın yüzüme vuran güneşin sıcaklığını bile hissettim o kadar sahici bir anlatım
Kitapta;
Her şey Maine'deki Lisbon Falls kasabasında yaşayan edebiyat öğretmeni Jake Epping'e lokantacı dostu Al Templeton'ın verdiği bir sırla başlar. Aslında lokantanın kileri geçmişe 1958' e açılan bir geçittir ve Al , Jake'ten saplantı haline getirdiği görevi devralmasını , Kennedy suikastını engellemesini istemektedir.
Henüz okumayan herkese gönülden tavsiyemdir