Sözün, şiirlerin mükemmelidir
Senden başkasını seven delidir
Yüzün çiçeklerin en güzelidir
Gözlerin bilinmez bir diyar gibi nasıl bukadar zarif seçebildin be adam nasıl böyle içten nasıl sesi şarkı şiir gibi geldi sana… hem kırılmışlığı hem sevgiyi nasıl böyle güzel anlatabildin… Sezen Aksu’dan dinler ama sabahattin Ali’nin yazdığını bilmezdim yine yüreğime dokundun…
Bir Piraye kadar bitirmek için uykumdan etmesede beni... Aslı yüreğime tabiki dokundu hepimizin içimizde kıyamadığımız bir aşkı varya aklımıza geldiğinde gülümseten bazen o yara daha kapanmadığı için sinirlendiren... Sevmenin en zor yanının fedakarlık olduğunu öğreten... Aslı Murat’ı için gitti... Kimilerimiz kimler için gitti... Bir evliliğin aşk üzerine kurulmadığının en büyük kanıtı gibi...Bir yastıkta iki düşman yatar derdi bir büyüğüm ne kadar da haklı...Saygı üzerine kurulan bir evlilik bile bitebiliyorken, acaba büyüklerin sevgi biter ama saygı kalmalı oyuzden devam eder bir evlilik lafını çürütmedi mi bu kitap... hayatlarımız yada... Yıllar yollar Aslı ve Murat için olduğu kadar cömert olmayabilir hepimiz için sanırım... Hayat mutlu olduğun yer ve kişilerin toplamıdır... Mutlu edebildi mi Aslı’yı yaşadığı villalar Murat’ın aldığı bir kolye kadar... yüreğimizin sevdiği insanların hep yüreğimizde kalması dileği ile...
"azımsanamayacak kadar ölmüşüm / azımsanamayacak denli ölüyüm... geliyorlar, bu evde doğan yeni bir ölümü görmeye; koşarak, düşe kalka yuvarlanarak, sürünerek... nasıl olursa olsun; görmek için bu eski dostlarının yeni cesetlerini ve göstermek için kendi dirimlerinin kıvılcımlarını geliyorlar. ölüm sessizliği, toz ve küf kokan evden ayrıldıktan sonra seviniyorlar canlıyız diye." diyerek cesedinin başında toplanan dostları tasvir eden cesur kadın.
ölümünün ardından dostları bu dizeye ne dediler bilmiyorum ama ben çok derin bir eleştiri sezdim. bir yardım isteği değil bir çığlık hiç değil. acımasız ve sert bir tasvir dostların ölümü sonrası hali için. ne senin kadar cesur ne de samimi olabildik sevgili nilgün. maskelerimizi kuşanıp yalanlarımızı çoğalttık. hepimiz mezarıyız kendimizin.
İstanbul’dan Diyarbakır’a uzanan aşk mı acımı desem bilemedim. Piraye beyaz atlı prensesini bekleyen genç kız... Aşkı uğruna çıktığı yola örf, adetlere, kadere yenik düşen bir evlilik...Haşim’in ölüm haberi... Başından beri Piraye’nin ikinci çocuğa hamile olup Haşim’den sakladığını bekleyerek okumaya devam ettim...Haşim’in Piraye’si, Piraye’nin Haşim’i yok artık...
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,3bin okunma
"Elimden tut yoksa düşeceğim" demiş ya Attila llhan. Galiba kimi durumlarda o, "Elimi bırak yoksa düşeceğim" diye okunabilir. Aşk kaç kişilik bilmem ama vaz geçmek tek kişiliktir.
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Doğan Kitap · 20195,3bin okunma