Toplu suça dair bir sürü şey söylendi. Kavramda bir eksiklik göremiyorum: Tek yaptığın Almanya'nın ortasındaki bir lastik fabrikasının mutfağında yemek yapmak olsa bile, o yemekler, insanları ölüme götüren lastikleri yapan işçileri besliyordu.
Ne kadar uzak olsan da, az ya da çok suçluydun. Tek istisna çalışmayı ya da askerliği reddedenlerdi, ülkemiz onlara minnettar şimdi. Ama kahraman değilsen, gıyabında ortak oluyordun her şeye. Ahlaken orta nokta yoktu, güvenli bir bölge yoktu kalabalıklar için. Ve ben yemek yapmadım, üniformamı giyip elimden geldiğince savaştım.
Toplu suç kavramını hatalı bulmuyorum yani, ama öyle hissetmiyorum. Hiç görmediğim, üzerinde hiçbir şekilde tasarrufumun olmadığı şeylerden suçlu bulunmak adil yargıya uygunmuş gibi gelmiyor bana. Ama utanç duyuyorum, hem de en köklü biçimde.
Hepimizin suçlu olduğunu düşünmesem de, o zaman yaşananlar her şeyi lekeledi demek istiyorum, yayılıp duran bir çürük gibi.