…kısa saplı orakla ısırganları biçmeye cesaret edememiştim çünkü canımı yakacaklarından korkuyordum. Bunun üzerine babam hiçbir şey söylemeden onları çıplak elleriyle yolmuş, bana da, “Ne zaman canını yakacağına ancak sen kendin karar verirsin,” demişti.
“…bir yelkenli için rüzgâr neyse kader de bir insan için aynı şey…..Dümen başındaki insan rüzgârın nereden eseceğine karar veremez, ne şiddette eseceğine de, ama kendi yelkenini yönlendirebilir. Ve bu da kimi zaman inanılmaz derecede fark eder. Aynı rüzgâr deneyimsiz ya da ihtiyatsız ya da yanlış karar veren bir denizciyi felakete sürüklerken, bir başkasını sakin bir limana ulaştıracaktır.”