Naz Umur

Naz Umur
@Naz_niyaz
Zweing’in eşiyle intihar etmeden hemen önce kaleme aldığı bu güzel eserinde yaşamış olduğu psikolojik bir işkence ile zihnini satranç oyunuyla nasıl dinç tutmaya çabaladığını, ruhundaki gelgitleri, dahi mi yoksa deli mi olduğu hakkında bir ders vermeye çalıştığını görüyoruz. İnsanın nasıl bir hiç’ e dönüştüğü anlatılırken, hikaye kurgusunun da satranç oyununa bağlanmış olması etkileyiciydi.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Eğer önündeki kapılar bir daha yüzüne kapanacak olursa, hayatının sona ermediğini düşün. Sona eren şey yalnızca hayatlarının birincisidir ve diğeri başlamak üzere sabırsızlanmaktadır. O zaman bir gemiye bin, seni bekleyen bir kent mutlaka vardır.
“Fahişenin bile namuslusu vardır. Sen esas dışarıda namuslu geçinen fahişe ruhlulara bak.”