Büyük bir sebze bahçemiz olacak, tavşanlar için de bir kümes, tavuklarımız da olacak. Kışın yağmur yağdığı zaman, boş ver işe, diyeceğiz, sonra bir güzel oturacağız, dam üstünde yağmurun çıtırtısını dinleyeceğiz..
Bakışmak, hiçbir kelime kullanmadan bakışlarımızla karşımızdakine kendimizi anlatma yoluydu elbette. Ama anlatılan şey de, anlaşılan şey de, aslında hoşumuza giden derin bir muğlaklık taşıyordu.