Bugün günlerden 1 Mayıs… medresede kamp var. Ben de Hastalar Risalesi okuyorum. Maneviyatı çok yüksek bir gündü; kalbim sanki dünya meşgalesinden biraz uzaklaşıp daha derin bir hakikate yöneldi. Okudukça insan, hastalığın sadece zahirde bir sıkıntı değil, aynı zamanda büyük bir rahmet kapısı olduğunu daha iyi anlıyor.
Özellikle Üçüncü Deva ile birlikte düşündüğümde, bugün yaşadığım hissiyat daha da anlam kazandı. Çünkü Üçüncü Deva’da anlatıldığı gibi, insanın aczini ve zayıflığını hissetmesi aslında onu Rabbine daha çok yaklaştırıyor. Sağlıkta gafletle unutulan o bağlılık, hastalık veya zorlukla birlikte daha samimi ve daha derin bir hale geliyor.
Bugün de tam olarak böyleydi… Kalabalık içinde ama iç dünyamda sükûnet vardı. İnsanlarla birlikteyken bile kalbim başka bir yere, daha huzurlu bir makama yönelmiş gibiydi. Sanki her okunan satır, “sen zayıfsın ama sahipsiz değilsin” diye hatırlatıyordu.
Ve anladım ki; hastalık sadece bedene değil, kalbe de şifa olabiliyor. Çünkü o zayıflık hissi, insanı dua etmeye, sığınmaya ve gerçek kuvvet sahibini tanımaya götürüyor.
Bugün, o yüzden sadece bir gün değildi…
Bir hatırlayış, bir yöneliş ve biraz da kalbin toparlanışıydı.