Nâzende

Nâzende
@Nazende00
Dünya madem fanidir değmiyor alaka-i kalbe.
Ebu’l-Feth Süleym er-Râzî… Rivayet edilir ki, ilim tahsiliyle meşgul olduğu dönemde Bağdat’tayken ailesinden kendisine mektuplar gelirdi, fakat o bu mektuplardan hiçbirini ne okur ne de içine bakardı. Hepsini bir araya toplayarak bir kenarda biriktirdi. Nihayet, arzuladığı ilmi elde edip tahsilini tamamladıktan sonra mektupları açtı. Bazılarında “Annen vefat etti” gibi ifadeler, bazılarında da buna benzer kalbini sıkacak haberler vardı. Bunun üzerine şöyle dedi: “Eğer bu mektupları o zaman okusaydım, beni içinde bulunduğum ilim meşgalesinden alıkoyardı.” Tarihi birer pırlanta gibi süslemiş bu gayret dolu hayatlar duruyor önümüzde… Biz ise bu çağda her rüzgârla savrulan bir yaprak gibi, hiçbir ilmi gündemle sağlam bir bağ kuramıyoruz.
Sayfa 132 - Dirayet·Kitabı okuyor
Din
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
“Evet, günah kalbe işleyip, siyahlandıra siyahlandıra, ta nur-u imanı çıkarıncaya kadar katılaştırıyor. Her bir günah içinde küfre gidecek bir yol var. O günah, istiğfarla çabuk imha edilmezse, kurt değil, belki küçük bir manevi yılan olarak kalbi ısırıyor.” (Lemalar, 2. Lema)
Din
Sende sessizce git.. Sır ol, sel ol, sessiz ol..
LEMALAR
El-eman, el-eman! Ya Rahmân, ya Hannân, ya Mennân, ya Deyyân… Beni çirkin günahlarımın arkadaşlıklarından kurtar. Yerimi genişlettir, İlâhî. Senin rahmetin melceimdir; Habîbinin rahmeti ise, senin rahmetine yetişmek için bir vesiledir. Senden şekvâ değil; belki nefsimi ve hâlimi sana şekvâ ediyorum.
Sayfa 133 - Sözler
Din
“Hakikati arama isteği, beni alışkanlıklardan, makamdan ve insanların övgüsünden kopardı. Taklide dayanan inancın güven vermediğini fark ettim. Çünkü çocukluğundan beri içinde bulunduğu çevreye göre inanan kişi, hakikati değil, yalnızca alışkanlığı savunur. Bunun üzerine kesin bilgiye ulaşmak için her şeyi sorguladım. Duyulara güvendim, sonra onların da yanılabildiğini gördüm. Akla dayandım, fakat aklın da sınırları olduğunu anladım. Nihayet kalbin nuruyla gelen bir yakînin, Allah’ın bir lütfu olarak insana verildiğini idrak ettim.” — İmam Gazâlî, El-Münkız mine’d-Dalâl
Çelik yayınevi·Kitabı yarım bıraktı