Pürmelal

Pürmelal
@Nazenin_Maryam
Her şey gökyüzünün tüm doluluğunu acıma duyguma doğru boşalttığı bu pencerede yazılı olduğuna göre, ölen bir şey var mı yok mu, insanlar acı çekiyorlar mı çekmiyorlar mı diye düşünmem gerekir mi? Albert Camus
Biyolog olacağım, o kadar.
Konstantinopolis
28 Ocak 2003
102 okur puanı
Haziran 2020 tarihinde katıldı
İncil
İsa konuşurken yanında bulunanlardan öğrenilenler yazıya geçirilmeye başlanmış. Bunlar o kadar çoğalmış ki, MS 325 yılında toplanan İznik konsilinde bu yazılanlar ayıklanarak İsa'nın yaşamını, söylediklerini, mucizelerini bazı farklarla anlatan Aziz Matta, Markos, Luka ve Yuhanna'nın yazdıkları esas kabul edilmiş, bunlara Yuhanna'nın çeşitli yerlere yazdığı mektuplarla habercilerin işleri konuları da eklenmiş olarak İncil bugünkü şeklini almış. Çeşitli kimseler tarafından yazılan bu kitapta da çelişkiler var.
Tarih-Araştırma
Reklam
Tanrının kutsal peygamberleri dahi yetersiz kalıyor .d
Kabileler oluşur. Etraflarındaki kabileleri kendilerine bağlarlar. (İbrahim ve ailesi) Kalabalık çoğaldıkça problemler çıkar. Bunları, Tanrıdan emir aldığını bildiren peygamberler çözmeye çalışır. Onlar yeterli olmaz, yargıçlar oluşur. En sonunda bir krallık kurmak zorunda kalırlar.
Halife Osman zamanında yazılan iki kitaptaki vahiler ve sureler arasındakifarklılıkların bazı karışıklıklara meydan verdiği anlaşılıyor. Bu karışıklıkların giderilmesi için bir kurul oluşturulmuş. Bu kurulda kitaplar yeniden ele alınmış ve ezberinde olanlar toplanmış ve onların yardımı ile ayrılıklar düzeltilmeye çalışılmış surelerde eksiklik olduğu düşünülen yerler tamamlanmış ve bu günkü şekliyle Kur'an yazılmış. Aslında bütün vahileri ezberleyen çok az kimse varmış, daha çok orasından burasından ezberleyenler bulunuyormuş. Bu ezbercilerin doğru söyleyip söylemediklerine önceleri iki tanık istemişler, ama daha sonra bunu tek tanığa indirmişler. Bu ezberciler kendiliklerinden bir şeyler söyleyemez mi? Kur'an'daki "Şeytan ayetleri" denilen ayetleri, aynı konuda kimi olumlu, kimi olumsuz, çelişkili birçok ayeti bu kimseler yazdırmış olabilir diye düşünmeden edemiyor insan.
Yalnız Kur'an, Tevrat gibi uzun yıllar arasında yazılmamıştır. Muhammet'in vahi olarak söylediklerinin küçük bir kısmı kendi zamanında taşlar, hurma dalları, ağaç yaprakları, kemikler üzerine yazılmış, büyük kısmı da bazı kimseler tarafından ezberlenmiş. Peygamber öldükten sonra, bu ezberleyenlerden bazıları savaşlarda ölmeye başlayınca onlar tamamıyla ölüp bitmeden bunların toplattırılıp bir kitap haline getirilmesine karar verilmiş. Başta Ebubekir buna sıcak bakmamış, peygamber zamanında uygulanmayan bir şeyin sonradan yapılmasını hoş görmemiş. Fakat etrafındakilerin zorlaması üzerine Halife Ebubekir Zeyid adındaki birine yazılı olanları toplattırmış.
Kuran'daki yaratılış, tufan, kurban gibi konuların kökeni Sumerlilere dayanıyor. Ancak bu etkiler Tevrat yoluyla girmiş kuşkusuz. Ayrıca, Kur'an'da bulunan İbrahim ailesine, İbrahim'in üçüncü kuşak torunu Yusuf'un yaşamına ait hikâyeler, İsrail'in ünlü kralları Davut ve Süleyman ile ilgili söylenceler Tevrat'tan ve Musevi efsanelerinden alınmıştır
Reklam