"...insan her zaman aynı insanları görürse,bunları yaşamının bir parçası saymaya başlar.İyi, ama bu kişiler de bu nedenle, yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar.Bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar,canları sıkılır. Çünkü, efendim herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bilğine inanır.
Ne var ki, hiç kimse kendisinin kendi hayatını nasıl yaşaması gerektiğini kesinlikle bilmez..."
"Ama fiziksel acıdan, yanıklardan dolayı ölen bir adamdan söz ediyordun. Bense ruhsal acıdan söz ediyorum! İnsanların yeteneklerinin, çalışmalarının,yaşamlarının boşa gittiğini görmelerinden. Akıllıların aptallara boyun eğmelerinden. Güçlülük ve cesaretin kıskançlık, güç hırsı ve değişme korkusu tarafından boğulduğunu görmelerinden... Toplumumuz hasta. Biliyorsun. Sen de onun hastalığını yaşıyorsun. Onun intihara sürükleyen hastalığını!"
"İnsan işini ilgisine,yeteneğine,gücüne göre seçer-cinsiyetin bununla ne ilgisi var?"
"Erkekler fiziksel olarak daha güçlüdür," dedi doktor profosyenel bir kesinlikle.
"Evet,genellikle,hem de daha iridirler,ama makinelerimiz olduğu sürece ne fark eder?... Çoğu kez bir kadın kadar dayanıklı olmayı istediğim olmuştur."