Nazlıcan

Hayatın görünenden ibaret olmadığını, bir de görünmeyen bir tarafı olduğunu anlamak gerçek manadan insan olabilmeye yaklaşmak demektir. Ancak görmek için büyük çaba sarf etmek gerekir. Çünkü gerçeği görebilmek için insanın önündeki engellerden kurtulması gerekir. İnsanların düşünceleri ve inançları gerçekleri görebilmek için bir engeldir, “öyle düşünce mi olur, saçma sapan düşünme. Çok yanlış şeyler bunlar...” gibi engellemelerle gerçeğe ulaşmak pek de mümkün değil.
Alıntı
Reklam

Nazlıcan

, bir kitabı yarım bıraktı
%38 (110/288 syf.)·
Suat Derviş
8.4/10 · 2.657 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 1. kitabı
Öncelikle herkese merhabalar. Bugün birkaç saatte bitirdiğim bir kitaptan bahsedeceğim. “Var Mısın Ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?”, ismiyle bile insanda merak uyandıran ve düşünmeye sevk eden bir eser. Daha okumaya başlamadan insanı sorgulamaya yönelten bu kitap, okudukça bana birçok farklı bakış açısı kazandırdı. Kitabı okumaya başladığımdan bitirene kadar, esas olanın anlamak ve kabullenmek olduğunu fark ettim. Ayrıca iradenin önemini daha iyi kavradım. İyi olmayı da kötü olmayı da insanın seçtiğini, akıl ile bunu önce kavrayıp daha sonra anlamak ve hissetmek gerektiğini anladım. Kitabın bir yerinde dost ile alakalı bir yazı vardı. Esas dost ve dost olmayıp dost olabilme kapasitesi olan kişilerden bahsediyordu. İnsanlara hayatından hemen çıkarmadan önce bir şans vermen gerektiğini anlatıyordu. İnsanları sadece bakarak değil, görerek anlamaya çalışmak gerektiğini söylüyordu. Aslında baktığımızı görür, gördüğümüze bakarız. Ancak bakmak için değil; anlamak, kabullenmek ve hissetmek için bakmamız gerektiğini, anladığımız, kabullendiğimiz ve hissettiğimiz zaman hayatın daha konforlu olduğunu anlatıyordu. Ayrıca var olmanın sadece bedensel değil, ruhsal ve akılsal olarak da gerçekleştiğini; sevmenin ise mutluluğa giden yolda önemli bir basamak olduğunu anlatıyordu. Aslında o kadar çok şey yazarım ki, fakat fazla uzatmak da istemiyorum. Bence bu kitabı mutlaka okumalısınız. Kitabın sonunda kendimle ilgili bir şeyi örneklendirdim ve muhtemelen bunu ömür boyu unutmayacağım.
Alıntı
Farabi - Var mısın ki Yok Olmaktan Korkuyorsun?Mesud Topal · Destek Yayınları · 20209,3bin okunma

Nazlıcan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·120 syf.··
2026 1. kitabı
Mesud Topal
7.6/10 · 9,3bin okunma
Devlet
Farabi insanların sevgi ile mutlu olabileceğini söy-ler. Buna ek olarak da toplumların da sevgi ve adalet ile birlikte mutluluğa erişebileceğini de söyler. Bu noktada bile Farabi'nin sıradan bir filozof olmadığını anlayabilmemiz mümkün. Toplumların da daha ileriye gidebilmeleri için nelerin öncelikli olduğunu kısa ve net bir şekilde bizlere anlatmaktadır. Sevginin olmadığı bir ülkede, adaletten bahsedebilmemiz de pek mümkün olmaz açıkçası. Sevgi öncelik olarak devletin halkını sevmesiyle başlar. Ardından bu sevgi, devlete duyulan saygıyı getirir. Lakin şöyle bir durum var ki ancak adil olan yönetimler halkını sevebilir. Zaten bir yönetimin halkını sevip sevmediğini adil olup olmamasından anlarız. Adaletin olduğu ülkede ise her şey kolay olur. Fasık Devlet. Cahil Devlet. Değişebilen Devlet. Ve bunlara ek olarak da, Erdemsiz Devleti devlet başkanının erdemsizliği ile ilişkilendirerek, "Devlet başkanının ahlakı, adalet anlayışı devleti belirlemede en önemli husustur" der. Farabi'ye göre siyaset bilgelik gerektiren bir sanattır. Ve bilgelik ancak adil insanlarda olan bir şeydir. İyiyi gözetmek, kötüye karşı dura-bilmek, doğruyu savunmak, yalana karşı savaşmak, hak yememek, insanların haklarını savunmak. Bunlar ancak doğru bir kişilikte olabilecek niteliklerdir...
Reklam