Znu

5/10
·440 syf.·
2026 4. kitabı
Kitaptan herkes o kadar etkilenmişti ki “vay be, neymiş bu kitap” diyerek başladım. Ancak ilk yüz sayfada, derinliksiz ve toksik bir ilişkinin gereksiz detayları arasında boğuldum. Başta “herhalde birazdan açılır” diye düşündüm ama meğer bu hal 438 sayfa boyunca sürüyormuş. Her konunun arasına sıkıştırılan bir E, bir Eyşan karakteriyle; hiçbir meseleye tam olarak girilemeden, daldan dala atlayan bir anlatı var. Farklı anlatım teknikleriyle araya giren metinlerden ne çıkarmamız gerektiği belirsiz, hiçbir karaktere gerçekten nüfuz edemiyoruz. “Uyurgezer gecelerinde” ne olduğunu anlayabilmemiz için yaklaşık 300 sayfa boyunca sadece E okuyoruz. Neyi, neden okuduğumuzu ve bunun neden bu kadar uzun olmak zorunda olduğunu bir türlü kavrayamadım. Yarım bırakmayı düşündüm ama sırf bu incelemeyi yazabilmek için bitirdim. Ayfer Tunç’tan daha önce birkaç kitap okudum; yer yer sevdim, yer yer mesafeli kaldım ama buna rağmen, bu kadar çiğ bir toksik ilişkinin 400 küsur sayfa boyunca anlatılmasına gerçekten gerek var mıydı, emin değilim. Anne jenerasyonu üzerinden biraz daha derinleşmesini beklerdim. Okumaya başladığımda Kairos’tan bir ilham mı var diye düşündüm; benzer yapılar sezdim. Nesinden, neresinden bu kadar sürükleyici ve duygu yüklü bulunduğunu gerçekten anlayamadım. Bana doğru düzgün bir duygu geçmediği gibi, güçlü bir psikolojik etki de hissetmedim. Bölük pörçük, oradan oraya sıçrayan metinler ve her an araya sıkıştırılan bir E. Benim için kitap bu kadardı.
Annemin Uyurgezer GeceleriAyfer Tunç · Can Yayınları · 20267,1bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
9/10
·656 syf.·
2026 2. kitabı
Dönemine göre bana inanılmaz tekinsiz hissettiren, karakterlerin iyi ve kötü savaşında psikolojik bakış açısıyla kendini sorgulamaya iten çok karakterli ama odak karakterlerin etrafında dönen çok katmanlı bir romandı bu. Siyah ve beyazı sürekli sorgulatan ama kötülüğün insanı nasıl ele geçirebileceğini çok sert yollardan gösteren bir kurgu. Aslında pembe dizi etkisi de var kesinlikle diyebilirim ama özellikle Lee karakterinin zamanının psikoloğu etkisinde olması ve aynı ev içerisinde bu kadar farklı karakterlerin soya mı yoksa var olan veya olmayan ailenin yetiştirmesine göre mi şekillendiğini aslında 600 küsür sayfa boyunca sorgulatmış yazar. Çok fazla otobiyografik öge de var içerisinde kendisini de yer yer görüyoruz yazarın. Zamanına göre çok etkili bir karakter çözümlemesi var. Son olarak da sorgularan bir kelime (timshel) bırakıyor bize. Yer yer yan karakterlere fazla değinip tempoyu biraz yavaşlatsa da dönemine göre düşüneceksek gerçekten çarpıcı bir klasikti diyebilirim.
Cennetin DoğusuJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 201711,5bin okunma
7/10
·131 syf.·
2025 90. kitabı
Seviyor gibi olmuştum ama ansiklopedi kısmının dili beni biraz yordu sanırım. Evet çok altı çizilecek cümle var ama sanki yazarımız bir romana başlamış sonrasında bakmış devam ettiremiyorum ben bunu bir öykü içine yedireyim gibi bir şey olmuş. Ansiklopedi kısmı biraz birbirini tamamlayabilseydi belki daha kurgusal olarak bütünlük sağlayabilirdi diye düşünüyorum.
Dünyaya Yeni Gelen Okurlar İçinBarış Bıçakçı · İletişim Yayınları · 20241,035 okunma
9/10
·120 syf.·
2025 73. kitabı
41 yıl sonra bir araya gelen iki dostun buluşmasını anlatan ve dostluk kavramını kendi hayatınızda da sorgulatan çok katmanlı bir roman. Bir insanın karşındaki insandan ne beklediği, karşındakine ne hissettiği, gerçekten de dost kalabilmenin insan doğasına ne kadar ters olduğunu gösterebilecek bir hikayeydi. Günümüz hayatlarına baktığımızda bu kadar çok yalnızlaşan bir dönemde yaşamamıza rağmen geçmişte de bunun çok değişmediğini ve insanın aslında yalnız varlığını nasıl ikame ettirdiği hakkında kendine bakmasını da sağlıyor. Kitap aslında daha yoğun olarak monolog şeklinde ilerliyor. Karşı karakterin bir noktada devreye girip anlatacağı veya gizemlerin çözüleceğine dair bir merakla okumayı devam ettiriyorsunuz ama sonunda hem gizemi hem de monolog içinde çözülmüş bir ‘hakikatı’ anlayarak bitirmiş oluyorsunuz. Çok etkileyiciydi. Ama o günlüğü ayrıca okumayı çok ama çok isterdim.
Mumlar Sonuna Kadar YanarSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20246,6bin okunma
4/10
·104 syf.·
2025 55. kitabı
Bu kitabı herkes çok beğenmiş ama nefes almadan oradan oraya atlayan tam olarak karakterlerin başkasının gözünden derinlikli anlatılmayan ve karakterlerin sığ yaşamlar yaşadıkları, erkek/kadın ilişkilerinden başka hayatta veya kendi yaşamlarında aşırı rahat ve güvenceye sahip olarak şunu yaptık bunu yaptık onunlaydı böyledi şöyleydi oraya gittik buraya gittik diye anlatılmış kitapların bana hiç bir şey katmadığı inancındayım. Belki ben de kendi ülkelerinin aşırı özgür ve ne yaparlarsa yapsınlar ekonomik özgürlüğe sahip olabileceklerini görebildikleri bir ülkede yaşasaydım empati kurabilirdim ama yani ülkemizde yaşayan biri için bu sinir bozucu gerçekten. Nefes almadan günlük tadında yazılmış bir yaşam “detaylar”ı içermeyen bir kitap oldu benim için. Ben mi kötü bir dönemimde okudum diye kitabı bekleterek okudum ama nefessiz anlatım beni çekmedi içine hiçbir şekilde. Valla 10 verenler kusuruma bakmasın.
DetaylarIa Genberg · İthaki Yayınları · 20251,341 okunma