“Eğer ahlaksızlığın kendisi değil de ceza ve cezalandırılma korkusu insanları haksızlık ve suç dolu bir yaşamdan alıkoyuyorsa, kimse haksız olmaz ve ahlaken kötü davranış sergileyenler ziyadesiyle dikkatsiz kişiler olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, bizatihi ahlaken doğru olana göre değil de sağlayacağı yarar ve kazanca göre iyi bir insan olmaya ikna oluyorsak iyi değil, uyanık biri oluruz.”
“İnsanları haksızlık yapmaktan alıkoyması gereken doğa değil de ceza olsaydı, cezalandırma korkusu ortadan kaldırıldığında hangi kaygı günahkarları rahatsız ederdi?”
“One thing I’m sure Colborne will never understand is that I need language to live, like food - lexemes and morphemes and morsels of meaning nourish me with the knowledge that, yes, there is a word for this. Someone else has felt it before.”