Bryce'ın yaşamı kusursuzdu, bütün gün çalışır, gece de partilerde olur. Ta ki en yakın arkadaşını bir iblis öldürene kadar. Suçlu, parmaklıklar ardında olmasına rağmen cinayetler devam edince Bryce kendini büyük bir soruşturmanın merkezinde bulur.
Hunt ise düşmüş bir melekti. Bir zamanlar devirmeye çalıştığı başmelekler tarafından köleleştirilir. Ancak bir gün, Bryce'ın davasını çözerse özgürlüğüne bir adım atabileceğini fark etti...
Dikenler ve gülleri okumasaydım beğendiğimi söyleyebilirdim. Kötümü? Tabi ki de kötü değil. Fakat diğer seri de kullandığı motiflerin tekrarını kullanması benim hoşuma gitmedi. Farklı bir seri değilde dikenler ve güllerdeki karakterlerin sanki çoluk çoğununun hayat hikâyesiymiş gibiydi Okudukça Şöyle hissettim; İnsanlar diğer konuyu tuttu, bunuda ona uygun yazayım her halükarda gider mantığıyla yazılmış sanki
Önce bu kitabi okuyanlar çok beğenebilir, harika bulabilir, ayılıp bayılabilir. Dikenler ve güller serisini okumayan ne demek istediğimi anlayamaz.
İki seride de kullanılan benzer noktalardan kısaca bahsedeyim..
Yaz gün dönümü..
Güz sarayı..
Telepati yeteneği..
Kanatlar..
Uzun kulaklar.
300 500 yıl uzun yaşam.
Güz kralı.
Diğer seride sembolik bir eşya olarak kazan vardı burda boru.
Kişilerin yanında gezen gölgeleri.
Iki seride de ana karakterlerin hobisinin olması. Birinin ki resim yapmaktı. Diğerinin ki dans etmek.
Ellerde nasır bulunması.
Yine iki kadın karakterinde hoşuna giden bişey olduğunda ayak parmaklarını kıvırması.
Adet döngüsü.
Diğer seride Cassian piçti burda Huntİkisinin de annesinin ölüsüne saygı duyulmamıştı.
Hatta karakterlerin sevişmeleri bile nerdeyse aynıydı
İçinde bulunan enerjileri kullanmaları.
Anlaşma gereği vücuda yapılan dövmeler.
Bu benzerlikler sebebiyle okurken çok sıkıldım. Birde 850 sayfa, oku oku
İnsanlar o kadar acımasız, vicdansız, insafsız, çirkin ve kötüyken artık durması gerektiği halde olanlardan etkilenmeden sakince dönmeyi sürdüren dünyaydım.
#dokunma
Bir tarafta Aşk acısı çeken, aşkı için kendi hayatından vazgeçecek kadar onu seven bir kadın. Bir tarafta arkadaşına sahip çıkan, onu ölümün kıyısından yaşamın kıyısına taşıyan bir kadın...
Diğer tarafta hem sevmeyip hem vazgeçmeyen bir adam..
Klasik bir aşk hikayesinden farklı, beni çok ortada bırakan bir kurguydu. Kim haklı kim haksız...Karakterlerin ağızlarından kendilerini ifade ettikleri kısımlar güzeldi. Birine kızmak istiyorum sonra o karakteri dinleyince hak veriyorum Anlatım başarılı, sonu ilginçti. Sonunda ise sanki hikaye devam edecekmiş hissi verdi...
#alinti
İnsanlar o kadar acımasız, vicdansız, insafsız, çirkin ve kötüyken artık durması gerektiği halde olanlardan etkilenmeden sakince dönmeyi sürdüren dünyaydım.
DokunmaŞenay Akdemir · Bilgi Yayınevi · 201723 okunma