Her sabah uyandığımda hayata karışmak için özel bir çaba sarf ediyorum. Yüzüme taktığım maske mi gerçek, yoksa altında saklı olan ve benim “ben” demekten çekinmediğim varlık mı? Her şey sahte, gerçekten nasıl güldüğümü bile hatırlamıyorum. Yüzüm, gülüşüm, bakışlarım önceden tasarlanmış, dış dünyadan korunmak için bir kabuk gibi kullanıyorum onları. Sesime bile dayanmam mümkün değil.
Hayat olmaktır demiştin
Hayat sevmek ve olmaktır
Demiştin ki gündüz ölmek
Gece ise doğmaktır
Ölüm savmaktır sıranı sırası gelince
Ölüm yaşam kuşunu kafesinden salmaktır
Gözlerime öyle bakma demiştin
Gözlerin ateşe dalmaktır
Ne çıkar misk-u amber sacmasan etrafına
Gülün karı solmaktır
Değişir iklimler mesafeler seninle
Ve hüzün sevdanla dolmaktır
Bu beden her mihnete her belaya katlanır
Lakin maksat ne olmaktır ne ölmektir ne Solmaktır
Maksat olmaksa demiştin
Olmak onu bulmaktır.
Süleyman Arif Emre