Afganistan’ da yelda , Cadi aynının, yani kılıç ilk, yılında da en uzun gecesidir. Yelda gecesi Hasan’la geleneğe uyar, geç saatlere kadar uyumazdık; ayaklarımızı kürsü’nin altına sokar, sobaya elma kabukları atan, bu en uzun gecede bize sultanların, hırsızların masallarını anlatan Ali’yi dinlerdik. Yelda’yı çıldıran ve kendilerini mum alevine atan pervaneleri, güneşi aramak için dağlara tırmanan kurtları hep Ali’den öğrendim. Ali, yelda gecesi karpuz yiyenlerin bir sonraki yaza hiç susamadıklarına yemin ederdi.
Yaşım ilerledikçe, şiir kitaplarında yelda’nın gözü uyku tutmayan bitmek bilmez gecenin sona ermesini, güneşin doğup onları sevdiklerine kavuşturmasını bekleyen aşıklara acı çektiren, yıldızsız bir gece olduğunu okudum.
Çünkü insanlık tarihi davetsiz misafirleri sevmezdi; kahramanlarını kendi seçer, ne kadar usandırıcı bir çabaya girerlerse girsinler hakkı olmayanları acımasızca geri çevirirdi; talihin ilerlemekte olan arabasından bir kez düşen kişi, arabaya bir daha yetişemezdi.
Sayfa 48 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İçinde hala acıyan bir yer vardı, ama iyi şeyler vaat eden bir acıydı bu, tamamen kapanmadan önce kabul tutarken yanan yaralar gibi sıcak , ama yumuşak bir bir acı.