Necat Uslu

Necat Uslu
@NecatUslu
en çok okur bazen de yazar ayrık otu/çayyaş kitapyurdu.com/yazar/necat-usl...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
Diyarbakır
25 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
kim ne derse desin sen cümle çiçekten güzelsin benim gözlerimle sana bakmayan sefil beşer güzelliğinin derinliğini ne bilsin sen kimsenin bilmediği benim yeni yeni konuşmaya başladığım dilsin ... Necat Uslu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
eğer gözlerinin vahasında durup dinlenmeseydim çölde susuzluktan çatlayan atlar gibi geberip gidecektim Necat Uslu
Alıntı
“Sen neden bu kadar güzelsin?” -diye sordum gece paslı neşter olup geçti içimden gözlerin bir sürgünün alnına düşen son akşam ışığı sesin kül olmuş duaların içinden yürüyen su ve ben sana her baktığımda Tanrı’nın unuttuğu bir yangını yeniden hatırlıyorum sen neden bu kadar güzelsin? ... Necat Uslu
Şiir
Benim Annem (2)
annem gecenin en karanlık yerinde otururdu yüzünde yüzyıllardır susmuş kadınların gölgesi ellerinde taş değirmenlerin sabrı vardı dünya yıkılsa ses çıkarmazdı da çocuklarından biri öksürse içindeki bütün dualar ayağa kalkardı biz zorlukları bir kader ayeti gibi ezberledik onun dizlerinin dibinde damdan düşen yağmurun sesini boş tencerenin yankısını çatlamış duvarlardan içeri giren kışı annemin sessizliğinde dinledik yıllarca bizim burada anneler biraz topraktır biraz mezar taşı biraz ağıt biraz kurumuş nar ağacı ömürleri tandır dumanına karışmış eski bir ilahi gibidir annemin saçlarına erken çöktü kar çünkü bazı kadınlar yaşlanmaz azar azar ölür gün doğmadan kalkardı henüz horozlar bile uyurken o, buz tutmuş avluda su taşırdı parmakları çatladığında kan değil sanki yıllardır sakladığı bir yoksunluk akardı içinden irin irin sonra geçerdi tandırın başına
Kor
ben hep kor taşıdım duldamda muska olarak taşıdım aşkı boynumda fırtınalara yuvayken göğsüm ısındım böylece ateşiyle dayanılmaz acılara katlanmak kolay değildi elbet uzun kış gecelerinde bir başına hasretin koynunda çürüyen bir gül yaprağıydı hayat duaya açılan avuçlarımda kıyama durdum yürüdüğün sokaklarda savurdum günâhlarımın küllerini kentin isli damlarına kurşuni şafaklarda damıttım acıyı dudaklarımdan feleğin zalım çarkına uzaklarla sözlüydüm kıyılmıştı nikahım imkansızlıkların kıyılarına gölgemle kavgalıydım bütün mümkünleri reddedip göğsüm açık bıraktım kendimi mümkünsüzlüklerin sularına şimdi yahut sonra sana ve aşka dair ne varsa yakıyorum usulca Necat Uslu
Şiir