...
Benım boyum ufak onun da ufaktı
Kıvırcık saçlarından öpmediğim için onu
Onun bu ocakta yanan toprağı
Her gece rüyamda avuçlarımı yaktı
Benim boyum ufak onun da ufaktı
Benim gözlerim yeşildir onun kara
Ben günah kadar beyazım, o tevbe kadar kara
...
ve sen
kabuğuna düşman
aslını inkâr
iflah olmaz bir yarasın
bir sevgi düşün ki matilda
iyileştikçe yaralayan
aklaştıkça karalayan
bir bedende çürüyen iki can
sordum yaradana gecelerce
uyuştu dilim ayetlerce
temize çekmek için seni
bölündüm yokluğuna hece hece
içtim dört kutsal kitabı kana kana rastlamadım hiçbirinde
kutsananın küfre dönüştüğü
küfrün kutsandığı
hiçbir tümceye
çevirdim takvim yapraklarını tersine doğru
durduğum her durakta
bir çeşme damıttı acıyı içime
hangi kapıyı araladıysam hüzün
hangi pencereden baktıysam acı
dedim ki kendi kendime ‘’üzülme’’ demek ki buymuş senin kısmetin de
yeni bileylenmiş bir bıçak düşün ki durmadan dönüyor
kadim bir yaranın içinde
ve binlerce deve dikeni
ağzımın içinde susuyorum öylece