Necat Uslu

Necat Uslu
@NecatUslu
en çok okur bazen de yazar ayrık otu/çayyaş kitapyurdu.com/yazar/necat-usl...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yüksek lisans
Diyarbakır
25 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
Benim annem
benim annem parfüm nedir bilmez lâkin envai çiçek kokar çiçeklidir fistanları okuma yazma bilmez yol bilir,yordam bilir yürüyen ansiklopedidir masal bilir,ağıt bilir siyah beyaz kürt türk demez müslüman hristiyan demez öz evlatlarıdır dünyanın bütün çocukları aynı ırmaktan emzirir gözyaşları eşit akar hepsine takvim bilmez doğurduklarının gününü,saatini bilir zemheriyi,yakan güneşi gidenlerin yasını bilir kalanların ciğer deliklerini her sabah güneşten önce uyanır o doğurur güneşi aydınlatır ömrümüzü dokunur kalbine sabahın benim annem şiir bilmez konuşur kuşlarla
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Muştu
en çok da kırlangıçlara benziyordun baharı muştulayan kanatlarınla sıcak iklimlerden umut taşıyordun kışa meyilli bozkırlarıma kesik bir ay oluyordu dudaklarım sonsuz bir nehir olup uzanan boynunda parmak uçların gezinirken yorgun saçlarımda basıyordu şehri ılık bir yağmur dans ederken ruhumuz kaldırımlarda küheylan olup soluksuz koşuyordum cennetin arka bahçesi kadife gerdanında sığınağım oluyordun yıldız sağanaklarında susuyor, susuyor,susuyordun merhem oluyordun ecza gözlerinle antik çağlardan kalma yaralarıma çiçek açıyordu dokunduğun ne varsa gelincikler salınıyordu ağzımın kenarlarında şimdi ve sonra ne vakit düşerse ruhum dara sensin yatacağım tek rüya Necat Uslu
Yol
paslı bir neşterle kadim bir yarayı oymaktı aşk altında kalmaktı elleriyle inşa ettiği yapının onarmaya çalışmak dağılmış bilyeleri kara bir trenim diyordum -hıçkırarak- sürgünüyüm uzayan yolların gidiyorum her istasyonda bir parçamı bırakarak iki ray arasındaki mesafe asla kapanmayacak tinime yakın tenime ırak diyordum: dünya yaşamakla yaşlanmak arası gri bir tımarhane tırnaklarımı geçirdiğim gövdem un ufak okuyordum yaşayamamışların hüznünü anamdan emdiğim sütü burnumdan akıtıp dökülen kirpiklerimi ayraç sayarak ve sen sığdırmaya çalışırken yüzümü tuvale su gibi narin parmaklarınla acım sığmaz diyordum sığmaz acım arşa sığmazken zakkumdan öte acı ağacım
tükenmiş ama sol cebimde unutulmuş tükenmez kalem gibiydi kalbim göğsümün baskılanmış kaburgalarının altında düştüm diz üstü cam kırıklarına sanmayın can kırıklarım umurunda bir can ki kendi enkazının altında ... Necat Uslu
Alıntı