yoruldum hırkasını giymekten Karani’nin
dağların ardını gözlemekten
kurudu göz pınarları annemin
baktığım bütün aynalarda
ürperen bu suret senin
bu benim,bu benim
ben,beni âdemim
kırıp attım baltanı İbrahim
kibrimizle büyüyen
içimizdeki putlar ne bir ne bin
kırk suyla yıkasam da
çıkmıyor özlem pıhtısı kalbimin
kırağı düştü sesine Davud’un
sustu mezmurlar dipsiz kuyularda
ishak kuşları tünedi sesime
bekçisi oldum zifir gecelerin
yıldız falı da yetmiyor artık
dönmüyor dili çingenelerin
Nuh’a haber eyleyin
yarısından fazlası su aldı geminin
aştı kuleleri günahlarımızla biriktirdiklerimizin
kapana kısılmış bir ceylansın
yok çıkışı labirentin