#spoilericereblir
Okuması sıkıcı gibi olmasıyla birlikte bir o kadar da merak uyandıran bir kitap oldu benim için. Uzun sürdü biraz çünkü kitaba tam kendimi veremedim. Dağınıktı, konuyla ilgisiz yazışmalar olduğunu düşündüğüm sayfalar oldu maalesef beklentimin tümüyle karşılandığı söylenemez.
Çok merakla başlamıştım ismi de bunu destekliyordu lakin sayfalar ilerledikçe tamam şimdi birşey olacak oldu derken bir bakıyorsun eski bir yazışma daha yazışma derken kahramanımız yani Alice' nin yakın arkadaşlarının, hatta uzak arkadaşlarının tanımadığı kişilerin öldükten sonraki twitter facebook yorumları,sevgilisi ile olan konuşmalar, annesinin ve eski sevgilisinin mail ortamın da konuşmaları,üniversite de ki hocası Jeremy'nin(ayni zaman da Alice'nin annesinin eski sevgilisi oluyor kendisi)yazışmaları.
Önemsiz gibi olan sayfalar vardı çok fazla kitabın genelinde mutlaka bir payı vardır o konuşma ve yazışmaların ama kitabın tümüne yayınca çokta bir katkısı olmuyor. Tarih aralıklarını hangi tarihte neler yazılmış akılda tutmak imkansız zaten hal böyle olunca da anlamsız sayfalar ortaya çıkmış gibi.
Yorumum;
Konu itibariyle arkadaşlarıyla eğlenmeye gittiğinin gecesinde kısa bir süreliğine ayrılır ve arkadaşları bunu farketmez günün sabahın da Alice'nin nehir de ceseti bulunur. Sonrasın da polis incelemeleri, araştırmaları,ifade almalar yapılır fakat çokta sonuç alınamaz kovuşturma da devam etmektedir.
Kitabın ismi de burada devreye giriyor OBSESYON..Obsesyon:Takıntı, ruhçulukta ve ruhbilimde farklı olarak tanımlanır ve farklı kavramları ifade etmek üzere kullanılır. Psikiyatri sözlüklerinde kısaca “yanlış olduğunu bildiğimiz halde kafamızdan atamadığımız, mantık ve muhakeme ile uzaklaştırılamayan, arzu edilmeyen saplantı halindeki fikirler” olarak tanımlanır.
Jeremy 60 yaşlarında
ObsesyonT. R. Richmond · Pegasus Yayınları · 201856 okunma
Hükümetlerin içinden çıkamadığı siyasi ve içsel kargaşayla nasıl baş ettiklerini ortaya koyan zaman zaman sinirleri bozan konularla geçen, günümüzde de yaşanan olayların anlatıldığı bir roman; görmek. Kitabımız körlük kitabımızın devamı niteliğindedir orada beyaz körlük burada beyaz oy.
Kitabımız da yine karakter isimleri yoktur doktor,müfettiş, memur gibi nitelemeler vardir. Kitabımızın sonunda güzel bir sonuç beklerken pek de öyle olmadı maalesef. Ilk kitabımız da geçen karakterlerimiz var ancak sonları bir kaçının pek iyi olmuyor. Hükümet normal olan bir olayı darbe sanarak bu olayı masum insanlara yıkıyor ve esas konu da bu aslında.
Yorumum;
Günlerden pazardır ve seçim vardır ancak hava şartları dışarı çıkmaya hiç uygun değildir tüm sandık kurulları,başkanları gelmiştir ancak saatin geç bir vakit olmasına rağmen kimse gelmez saat dörtten sonra anlaşmış gibi oy kullanmaya gelmeler başlamıştır lakin olumsuz olan ise yüz de yetmiş boş oy kullanılmıştır ikinci seçim yapılır sonuç daha da kötüdür yüz de seksen üç boş oy kullanılmıştır. Burada bir örgütlenme olduğu düşünülür ve suçlu aranır. Boş oy kullanmak sanki suçmuş gibi..
Hükûmet sıkıyönetim ilan eder, üst düzey devlet adamları ülkeyi terk eder halka ceza vermek isterler ancak herşey önce ki sorunsuz devam eder.
Bunlar yaşanırken hükümete üç mektup gönderilir(mektubu gönderen körlük kitabımız da ki karakterlerden biridir) Bu mektup sonunda devlet adamlarının aklına farklı bir fikir gelir. Sonrası daha da farklı olarak ilerliyor. Gerisini kitabımıza bırakalım efendim🤗
GörmekJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 202222,8bin okunma
Başkan soğukkanlılığını koruyordu. Kırmızı cübbesinin sert kıvrımları içinde bir karo papazına benziyordu. Sobieski ise her kartın yerine geçebilen kurnaz, sinsi jokerdi.