NedStark

NedStark
@NedStark13
Bulduğun, arayıp da bulamadığındır.
Düşünür bir dâhiymiş gibi davranıp, kendini öyle gösterdiğinde, yani kendisine otorite yakışan yüksek bir varlık gibi baktığında, büyük ölçüde ağır basan o sınıfa güvenir. O türden bir deha, kanaatlerin közünü söndürmediği ve bilimin dikkatli ve alçakgönüllü bilincine karşı kuşku uyandırdığı sürece ve hakikatin bir taliplisi olduğuna ne kadar çok inansa da, bir düşmanıdır hakikatin.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Açıklanmamış bir konuda, akıllarına ilk gelen ve bu konunun bir açıklamasıymış gibi görünen fikirle coşarlar: özellikle politika alanında sürekli en kötü sonuçlar doğar buradan. – Bu yüzden herkes en azından bir bilimi baştan sona öğrenmiş olmalıdır.
Birey için kendi “hakikati”nin, yani kendi haklılığının önemi olmasaydı hiçbir araştırma yöntemi de olmazdı.
Bu engizisyon o zamanlar mantıklıydı. Çünkü tüm kilise alanında ilan edilmesi gereken kuşatma halinden başka bir şey değildi ve her kuşatma hali gibi (şimdi artık o insanlarla paylaşmadığımız) hakikate kilisede sahip olunduğu ve bu hakikatin, her ne pahasına olursa olsun her türlü kurban verilerek insanlığın kurtuluşu için korunması gerektiği varsayımıyla, elbette en aşırı yöntemleri kullanma yetkisi veriyordu. Ama şimdi artık hiç kimsenin hakikate sahip olduğu öyle kolay kabul edilmiyor: bilimsel araştırmanın sağın yöntemleri kuşkuyu ve özeni yeterince yaygınlaştırdılar; öyle ki, görüşlerini sözleri ve yapıtlarındaki şiddetle savunan birisine, şimdiki kültürün bir düşmanı, en azından geri kalmış biri gözüyle bakılıyor. Aslında hakikate sahip olunduğu hissiyatı elbette daha ılımlı ve sessiz olan, yeniden öğrenmekten ve yeniden sınamaktan asla yorulmayacak olan, hakikati arama hissiyatına oranla daha az geçerlidir günümüzde.
Görüşlere karşı itham ederek ve öfke patlamalarıyla savaşan ve bastıran biri, başka bir çağda yaşamış olsa, karşıtlarını ateşte yakmış olacağını ve Reform karşıtı olarak yaşamış olsa, engizisyonun her türlü yöntemine sığınacak olduğunu belli eder.