NedStark

NedStark
@NedStark13
Bulduğun, arayıp da bulamadığındır.
Soğuk insanlara duyulan önyargı. – Çabuk tutuşan insanlar çabuk soğurlar ve bundan dolayı genelde güvenilmezdirler. Bu yüzden, her zaman soğuk olan ya da kendini öyle gösterenlerin özellikle güvenilmeye değer, güvenilir insan oldukları yolunda olumlu bir önyargı vardır: onlar yavaş tutuşan ve uzun süre öyle kalan kişilerle karıştırılıyorlar.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Aşk ve saygı. – Aşk özler, korku kaçınır. Aynı kişiyi en azından aynı zaman dilimi içinde hem sevip hem sayamayışımızın nedeni budur. Çünkü saygı duyan, gücü tanır, yani ondan ürker: hürmettir içinde bulunduğu durum. Ama aşk gücü tanımaz, ayıran, farklılaştıran, yukarıya ya da aşağıya yerleştiren hiçbir şeyi tanımaz. Saygı duymadığı için, saygınlık düşkünü insanlar sevilmeye karşı gizliden gizliye ya da açıktan açığa hırçınlık ederler.
Süs olarak harabe. – Çok fazla tinsel değişimden geçenler, daha önceki durumların bazı görüşlerini ve alışkanlıklarını korurlar, bunlar daha sonra açıklanamayan antikçağın ve gri duvarların bir parçası gibi, onların düşüncelerinin ve eylemlerinin arasında yükselirler: genellikle tüm yörenin süsü olurlar.
Sevmeyi öğrenmek. – Sevmeyi öğrenmek gerekir, iyi olmayı öğrenmek gerekir, hem de gençlikten itibaren; eğitim ve rastlantı bu duyguları uygulama fırsatı vermezse bize, ruhumuz kuruyacak ve sevgi dolu insanların sevecen buluşlarını anlamak için elverişsiz olacaktır. Becerikli bir nefret edici olmak isteniyorsa, nefretin de öğrenilmesi ve beslenmesi gerekir: yoksa onun çekirdeği de yavaş yavaş kuruyacaktır.
Aldatıcı ama yine de dayanıklı. – Nasıl ki bir uçurumun kenarından yürümek ya da bir kalasın üzerinden bir çayı geçmek için bir korkuluğa gerek duyulursa, tutunmak için değil, – çünkü hemen çökecektir – gözde güvenlik düşüncesi uyandırmak için – yeniyetmelikte de bize bilinçsizce korkuluk hizmeti gören kişilere gerek duyulur; gerçekten büyük bir tehlikeyle karşılaştığımızda onlara yaslanırsak bizi korumayacakları doğrudur, ama yakınımızda bir korunak olduğuna dair sakinleştirici bir duygu verirler (örneğin baba, öğretmen, dostlar, üçü için de alışılageldiği gibi).