NeeOn

NeeOn
Eksiksiz değilim elbette fakat belki fazla gelirim. Sığ ölçülerde tartarsan, yük bile sayarsın.
Müzik Öğretmeni
Lisans
13 Haziran
24 okur puanı
Haziran 2025 tarihinde katıldı
Sarsıl ve Uyan!
Puan vermedi·128 syf.··
2025 10. kitabı
Sarsılmadan Uyanmak, bana sabrın ve inancın insana nasıl güç verdiğini gösterdi. Yıkımın ortasında bile dimdik kalabilen insanların hikâyesi, hem hüzünlendirdi hem de umut verdi. Bu kitap, bana aslında asıl gücün teslimiyetle yeniden ayağa kalkabilmek olduğunu hatırlattı.
1000Kitap
Sarsılmadan UyanmakSabiha Ateş Alpat · Beka Yayınları · 2000335 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
7/10
·144 syf.··
2025 8. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 12 Temmuz 2025 01:04
Değirmen’deki viyolonsel, kelimelerin susup duyguların dile geldiği bir yerde gibi. . Her tınısında gizli bir bekleyiş, karşılıksız bir sadakat var. Aşkın en sessiz hali gibi… Ne söylenir ne unutulur. Sadece kalır, derinlerde. Ne zaman çalsa, bir yerlerde hâlâ vazgeçmemiş bir kalbin varlığını hatırlatır. Umut değil belki, ama bağlılık gibi… Sessiz, sarsılmayan, içten bir bağlılık. Sadakat ve bağlılığı ilke edinmiş biri olarak okurken keyif aldım… Müziğin yoğun ve bir o kadar gerçek duyguları, bin bir kelimeden etkili karşı tarafa nasıl anlatacağına bir kez daha şahit oldum… Bu kitapta beni en çok etkileyen şey, duyguların yalın ama derin anlatımı. İçindeki hikâyeler, sadece bir olay anlatmıyor; insanın içini kazıyan, kalbinin kuytusuna dokunan şeyler söylüyor. Aşk, yalnızlık, adalet, vicdan… Hepsi öyle bir dille anlatılmış ki, ne süslü ne kuru; tam kararında. “Değirmen” adlı hikâyede ise aşk, masal gibi başlıyor ama bir yerden sonra o saf sevginin gerçek hayatta nasıl yaralanabileceğini görüyorsun. Sabahattin Ali, hem çok romantik hem çok gerçek bir yerden vuruyor. Birini sevmek bazen yetmiyor, bunu anlıyorsun.
1000Kitap
DeğirmenSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 202555,8bin okunma
Kamelyalı Kadın
10/10
·234 syf.··
2025 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2025 17:33
Yıllar önce okuduğum, hikayeyi hayal meyal hatırladığım fakat bende bıraktığı etkiyi unutamadığım, buna istinaden yıllar sonra tekrar okuduğum kitap…. Bu romanı okurken her satırında içim burkuldu. Çünkü bu, yalnızca aşkı anlatan bir hikâye değil; bir kadının, yargıların, ön yargıların, toplumun acımasız bakışlarının gölgesinde bile nasıl içten, nasıl sadık kalabildiğinin hikâyesi. Marguerite Gautier… Ne isimde ne geçmişte takılıp kalınmalı. Çünkü bu roman, bir kadının kim olduğu değil, ne hissettiğiyle okunmalı. Marguerite, dışarıdan bakıldığında yargılanan, etiketlenen bir kadın. Ama kalbinin içi… İşte orası tarifsiz. Onun Armand’a olan aşkı, bir kadının bir adama duyabileceği en saf, en koruyucu, en özverili hislerle örülü. Herkesin göz ardı ettiği, küçümsediği, adeta yok saydığı bir kadının içinde, koskoca bir dünya var. Ve bu dünya, sadece sevdiği adam için dönüyor. Aşkı için yaptığı fedakârlık, gururla değil, sessizce yaşanmış bir savaş. Onun sadakati, yalnızca bir bağlılık değil; kendinden vazgeçme cesareti. Armand’ı korumak uğruna kalbini paramparça etmeye razı oluşu, beni derinden sarstı. Çünkü bazen aşk, sevmekle değil, gitmekle ölçülür. O gidişin arkasındaki sebebi kimse görmez ama acısını en çok giden yaşar. Marguerite o acının sessiz taşıyıcısı oldu. “Kamelyalı Kadın”, bana şunu gösterdi: Gerçek aşk; toplumun, geleneklerin ya da geçmişin hükmüyle değil, kalbin içindeki dürüstlükle ölçülür. Ve bazen en çok seven, en çok yargılanandır. Bu romanı bitirdiğimde içimde tuhaf bir sessizlik kaldı. Çünkü Marguerite gibi kadınlar, bir romanın sayfalarına sığmayacak kadar derin, sevdiklerine kendini adamakla kalan, adını bile duymaya kimsenin cesaret edemediği bir sadakatin sembolüydü.
1000Kitap
Kamelyalı KadınAlexandre Dumas (fils) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201924,1bin okunma
Simyacı
8/10
·192 syf.··
2025 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2025 20:29
Simyacı bana kendi yolculuğumu hatırlattı. Hep bir şeyleri aradım; mutluluğu, huzuru, tamamlanmayı… Hep uzakta sandım, hep bir yerlere gitmem gerek diye düşündüm. Oysa Santiago gibi ben de fark ettim ki bazen en büyük hazine, zaten içimde taşıdığım şeymiş. Kitap bana kalbimin sesini duymayı, ona güvenmeyi ve bazen kaybolmanın da yolun bir parçası olduğunu öğretti. Şunu anladım: Hayat, başkalarının beklentilerine göre değil, benim hayalime doğru yürümem gereken bir yolculuk. Korkular hep olacak ama gerçekten yaşamak, o korkulara rağmen yürüyebilmekte saklı. Belki hâlâ yoldayım ama artık kendime daha yakınım.
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,4bin okunma