Okuyacaksın arkadaş! Her şeyden evvel Rabb'inin adıyla başlayan kitabı. Okuyacaksın, ancak okumanın da bir tertibi, kaidesi, düsturunun olduğu şuuruyla önüne gelen her kitabı değil.Zaruri ilimleri kesb etmeden uğraşılan her nevi ilmin mâlâyânî anlamına geldiğini bilerek okuyacaksın!
Okuyacaksın! Çünkü sen Fenarî'lerin, Güranî'lerin, Molla Hüsrev'lerin, Hızır Beg'lerin, İbn Kemal'lerin, E-bu's-Suud'ların, Manastırlı'ların, Mustafa Sabri'lerin, Kevserî'lerin tohum ektiği bu toprakların yeşeren bir meyvesi olmalısın, olmak zorundasın.Senin olduğun yerde susmalı bütün diller, tükenmeli bütün kalemler. Öyle bir okumalısın ki varlığından haberdar olan oryantalist beslemeler isminle ürkmeliler iş-mgal ettikleri meşum TV ekranlarında.Okuyacaksın, uykuya susamış gözlerin kan çanağına dönünceye, kitaplar en sadık dostun, geceler en büyük tesellin oluncaya dek...
Madem en büyük ibadet karar almaktır. Mademki en büyük taat intibahtır.Haydi, uyan şimdi de şu andan itibaren vefakâr bir evlat edasıyla sahip çık geleneğine, kültürüne ve o devasa mirasına.
O halde haydi kitap başına.
Bir gönül al ki, haccı ekber olsun, öyle bir gönül bul ve onun bendesi ol ki, nefsâni renklerden kurtulup, ilâhî renge bürünesin! Sen de o gönlün inikasıyla tecellígâh-ı ilahi olan berrak bir gönle sahip olasın!.."
Kul da; Cenâb-ı Hakk'ın cemâlî tecellilerine yoğunlaştıkça, Rabbe dostlukta mesafe kazanır. Bunun için selim bir kalp, yani arınmış bir gönül lâzımdır.