Ama bugünü unutmak için yaşamak hiçbir zaman yaramadı. Aksine... Unutulması gerekip de unutulmayanlar, katlana katlana çoğaldı. Bir saniye önce güneşi unutuyorum diyorsan... Her doğanın yeni bir güneş olduğuna inanacak kadar unutuyorum... Her güneşi ilk ve son gördüğüne emin olacak kadar unutuyorum. 'Bugünkü biraz daha geniş sanki!' ya da 'Dünkü güneş daha ovaldi, değil mi?' diyecek kadar unutamam... Her gün ilk kez yaşıyormuş gibi demokrasi kadar unutamam gerekiyormuş... Ve bağırmak: 'Ne olacak, ben ona inanacağım!' Ve de susmak: Nerede diriliş yok, ben orada olacağız.