Yıldıray Unus

Yıldıray Unus
@Nehirden
İzmir
19 Kasım
16 okur puanı
Temmuz 2019 tarihinde katıldı
Sözcükler gizli saklı anlamı zedeliyor, dile getirilen her şey o an değişiyor biraz, biraz çirkin, biraz aptalca niteliğe bürünüyor – evet, bu da çok iyi bir şey, bu da çok hoşuma gidiyor; bir insanın hazinesini ve bilgeliğini oluşturan şeyin bir başkasının kulağına her zaman aptalca gelmesine de hiç diyeceğim yok.
Sayfa 13
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Öyle şeyler görür ki, uzaklara giden biri, Gerçeklik sandığı şeyden çok uzaktır. Yurdunda anlattığında sonra bunları, Çoğunlukla yalancıya çıkar adı. Dikkafalı halk inanmaz ona, Görmemişse, açıkça hissetmemişse. Tahmin ederim ki, toylar da Şarkıma pek inanmayacaktır.
Sayfa 14
Edebiyat
“Nasıl yani?” diye sordu Govinda. “Bir kimse arıyorsa, gözü aradığı şeyden başkasını görmez çokluk, bir türlü bulmasını beceremez, dışardan hiçbir şeyi alıp kendi içine aktaramaz, çünkü aklı fikri aradığı şeydedir hep, çünkü bir amacı vardır, çünkü bu amacın büyüsüne kapılmıştır. Aramak, bir amacı olmak demektir. Bulmaksa özgür olmak, dışa açık bulunmak, hiçbir amacı olmamak. Sen, ey saygıdeğer kişi, belki gerçekten arayan birisin, çünkü amacının peşinde koştuğundan hemen gözünün önündeki bazı şeyleri görmüyorsun.”
Edebiyat
Siddhartha uyanıp gözlerini açmıştı. Bu Siddhartha da günün birinde yaşlanacak, o da günün birinde ölüp gidecekti, ölümlüydü Siddhartha, tüm nesneler ölümlüydü. Ama bugün gençti henüz, bir çocuktu bu yeni Siddhartha ve yüreği sevinçle dolup taşıyordu. İşte bunları düşündü Siddhartha, midesinden gelen seslere gülümseyerek kulak verdi, içinde bir şükran duygusuyla bir arının vızıldamasını dinledi. Gözlerinin içi gülerek, önünde akıp duran ırmağa baktı; şimdiye dek hiçbir su bunun kadar hoşuna gitmemişti, akıp giden bir suyun sesini ve sudaki yansıyı hiç bu kadar güçlü ve böylesine güzle bir şekilde algılamamıştı. Sanki ırmağın ona söyleyeceği önemli bir şey vardı, onun henüz bilmediği bir şey, onun ilerde karşılaşacağı bir şey. Siddhartha boğulmak istemişti bu suda, ama bugün suda boğulan, yorgun düşmüş ve umarsız eski Siddhartha olmuştu. Yeni Siddhartha bu akarsuya karşı derin bir sevgi duyuyordu içinde. Karar verdi, bu sudan bir daha kolay kolay ayrılmayacaktı.
Sayfa 88
Edebiyat
Siddhartha bir ara şöyle dedi Kamala’ya. “Sen de benim gibisin, insanların büyük çoğunluğundan farklısın. Kamala’sın sen, yalnızca Kamala; içinde dingin bir yer, sığınılacak bir yer var, ne zaman ister sen benim gibi oraya çekilebilir, kendini kendi evinde hissedebilirsin. Pek az insanda vardır bu, oysa herkes buna sahip olabilir.”
Sayfa 66