Bir Ses Böler GeceyiAhmet Ümit 'in ilk kitaplarından biri. Polisiyeden ziyade daha mistik bir yapıya sahip olan hikaye, 12 Eylül sonrası hayata tekrar adapte olmaya çalışan akademisyen Süha'nın bir araştırma için giderken yolda kaza geçirmesi ile başlıyor. Kendisine yardım edecek birini ararken boş bir köye denk gelir. az önce gördüğü boş mezardan sonra köyün boş olması Süha'yı iyice gerer. Ancak tüm köylüyü bir evde toplanmış halde bulur ve hararetli konuşmalarına şahit olur. tüm bu şahit olduğu konuşmalar intihar eden Alevi gencin etrafında dönüyor gibi görünse de, Süha kendi yaşadıklarını sorgulamaya başlar.
Ahmet Ümit çok katmanlı hikayeler kurmakta bana göre çok başarılı. Ancak ben bu kitabını diğer tüm kitaplarından sonra okuduğum için bana biraz sönük geldi. Yine de tüm hikayenin aslında belki de sadece yarım saat gibi kısacık bir zamanı kaplaması bana göre çok başarılı bir kurgu. Okurken her an bir şey olacak gerginliği yaşatırken, aynı zamanda tüm bu anlatılanlardan hangisi doğru ikilemini yaşatıyor bize.
Ancak tüm bu güçlü yanlarına rağmen, roman yazarın daha olgun dönem eserlerine kıyasla biraz daha sönük kalıyor. Olay örgüsü yer yer durağanlaşıp, 'işte şimdi bir şey olacak' hissi tam olarak karşılığını bulmayabilir. Karakterlerin derinliği biraz yüzeysel geçilmiş diyebilirim. Tüm bunlar güçlü bir etki yerine daha çok “iyi ama eksik” duygusu bırakıyor.
Bir Ses Böler Geceyi, Ahmet Ümit’in yazarlık yolculuğunu görmek açısından önemli bir durak. Polisiye beklentisini biraz geri çekip, daha çok kültürel ve içsel bir anlatıya açık olanlar için okunmaya değer; fakat yazarın zirve işlerinden biri değil.