Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ah, bana ne. Bana ne insanlardan
Yoldan sapıyor ve gölün etrafını dolanıyorum. Hava kararmaya başlamış bile, kimseler yok etrafta. Bir berduş olsam, daima aklıma düșeni yapar, kimseye hesap vermek zorunda kalmazdım. Kendime bile, çünkü, kimim ki ben, kayıp bir ruhtan bașka? Hayatı kavrayamıyorum, en basit neden sonuç ilişkilerini bile anlayamıyorum ama yine de hata yaptğımda sorumluluğu üstlenmek zorunda kalıyorum. Veya bir sürü toprağa sahip olmak istiyorum, bu tarlalara ve ormanın bir bölümüne ve göle ve parka.. Sahip olsam bunlara, burada oturur, başka hiçbir yere gitmezdim. Çok memnun olurdum
hayattan o zaman, kimse onları elimden alamaz ve hiçbir şey beni sarsamazdı. Toprağı alıp gidemezsiniz ki.
Hayatları boyunca bir șeyler araştıran âlimler vardı, olağanüstü sayıda bilgiyi bir araya getirdikleri için hayatlarıın sonunda hedeferine ulastıklarını ve insanlığa hizmet ederken o büyük bilgiye doğru bir adım daha ileri gidilmesi konusunda katkı sunduklarını
düşünmüşlerdi. Bu bilginin de sonuçta insanlığı tanrı bilgisine götürmesi gerektiğine inanmışlardı. Ama sonra bu bilgileri içeren kitaplar kütüphanelere konuyordu; kimse okumuyordu onları, çünkü kimsenin vakti yoktu, belki birkaç uzmandan başka, onlar bile uğruna bir hayatın harcandığı bu çalışmaların hepsine bakamıyordu. Hem sonuçta bunlarn kaçı verimli olması için üretilmişti ki, hangi yollarla?