Nep

Nep
@Neptunyum
8 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
Ah ilim, ah irfan, Çin'de misin, şu ihtiyar kadının dizinde misin, teneffüs zilinin ipinde misin, okul bahçesinde duvarın dibinde misin, farz mısın, sünnet misin, domatesli pilavın tutmuş dibinde misin, şu karaçamın dikeni misin, tespih çekerek yük taşıyan hamalın eli misin, kar yağarken gülen simitçi misin, eski bir otomobil lastiği, süresi dolmuş bir ilaç şişesi, o şairin durup durup bahsettiği misin?
Sayfa 57
2023 Okuma Raporları
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dünya, sefillerin talip olduğu talip olmayana da dünyanın talip olduğu yeryüzü küresi. Yüzlerceden bir tanesi, güneşin etrafında el pençe duranların üçüncüsü, etrafında dönüp dönüp yüzeyini kızartıp içi halâ çiğ kalanların, "Domatesim biberim de bu sayede iyi oluyor, kemer patlıcanum ile fasulyelerim de zırıl olmuş" diyenlerin en yuvarlağı, magma ile deprem ile tehdit edip tepesinden ve tabanından buz sarkan, göbeği hararetli, dönme yorgunu, koskoca semada bir uyduruk aydan başka kendine biat edecek bulamamış, milyarlarcanın her gece birbirlerine bin yıllardır "Aha bak ay, birkac güne hilale döner, dünyanın uydusu" dediği dilsiz dişsiz, șekli belirsiz, dünya artk beni tanıyıp da daha adımı ağzına almasın diye her gece șekilden sekle giren bir ağz açık halayık.
Ya toplumdan tamamen çekiliş, bir ormanın sessizliğinde ömür boyunca kayboluş, bir meçhul, hatta bir hiç olma arzusu. Mutlak yalnızlık, mutlak bir başıboşluk hevesi. Yahut da tamamen bunun tersi: Kendini topluma veriş, cemiyete terk ediș. Milyonların içinde, milyonlardan biri olarak fakat o milyonlar için mihnet çeken bir çöl ermişinin mistik duygusu içinde eriyiş...
Sıradan faniler yaşamın sırrına erebilmek için beklemek zorundayken, seçilmiş bir avuç azınlık daha perde kalkmadan bu sırra vakıf olabiliyordu . Bu, çoğu zaman sanatın, özellikle de edebiyatın etkisiyle mümkün olabiliyordu çünkü sanat da , edebiyat da arzular ve zihinle ilişkiliydi. Bazen de karmakarışık karakterler sanatın yerine geçer, onun işlevini yerine getirirdi. İşte bu insalar sanatın ta kendisiydi; resim gibi, şiir gibi, heykel gibi onlar da yaşamın yarattığı şaheserlerdi.
"Büyük şairler, özellikle de çok büyük şairler dünyanın en şiirsellikten uzak yaratıklarıdır. Kötü şairler ise büyüleyicidir. Kafiyeli bozuldukça kendileri güzelleşirler. İkinci sınıf bir sone kitabı yayımlamak bile insana karşı konulmaz bir cazibe katar. Yazmayı beceremediği şiiri yaşamaktadır. İyi şairler ise gerçek hayatta yaşamaya cesaret edemedikleri şeyleri şiire dökerler."