Atatürk sohbetlerde, Tevfik Fikret hakkında olumsuz laf söyletmez. Çankaya’da bir gece söz, edebiyata gelince, birisi Fikret’in büyük şair olmadığını belirtir. Olayı İsmail Hikmet Ertaylan’dan dinleyelim:
“Kimdi bilmiyorum, bir yüksek ruhlu (!) zat Fikret’in iyi şair olmadığını söyleyecek oldu. Atatürk, o her şeyi hakkiyle gören, her hakikatin üzerinde duran o büyük insan, büyük bir iğbirarla kaşlarını çattı:
— Efendim, efendim, anlamadım, ne dediniz? Fikret büyük şair değil miydi? dedi ve o gür, o vakur sesiyle şu beyti okudu:
Milyonla barındırdığın cesetler arasından
Kaç alın vardır çıkacak temiz ve parlak?
Atatürk sözlerine şöyle devam etti:
— O karanlıklar içinde bir nur gören ve halkı o nura doğru götürmeye çalışan Fikret bu feryadı koparırken sizler nerelerdeydiniz? Niçin içinizden kimse onun gibi feryat etmedi. Ben Fikret’e yetişemedim, onun sohbetinden istifade edemedim. Kendimi bedbaht sayarım. Fakat onun bütün eserlerini okudum, birçoğu da ezberimdedir. O, hem büyük şair, hem de büyük insandır.
Efendiler! Zaten parmakla gösterilecek kadar az olan büyük adamlarımızı küçültmeye kalkışmayalım.”