Nerdy

Nerdy
For whatever we lose, Like a you or a me, It's always ourselves we find in the sea.
2006
290 okur puanı
Kasım 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kadını "melek/anne" ile "fahişe"den oluşan iki zıt kutuptan birine ait görme, bu iki grubu birbirinden keskin çizgilerle ayırma eğiliminden bahsetmiştim. "İyi aile kızı", "eşine ve çocuklarına bağlı, namuslu kadın" kategorisindeki bir çocuk yahut kadın, babası, kocası, kötü niyetli bir "muhbir" tarafından kolaylıkla diğer kategoriye düşürülebiliyordu. Otoritenin güçlü olduğu her zamanda ve coğrafyada olduğu gibi Viktorya dönemi İngiltere'sinde de "fişleme" yaygındır ve kadınlar, erkeklerden aldıkları zührevi hastalıklardan mesul tutulurlar.
Sayfa 95 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Reklam
İç'teki hislerle dış'tan gelenin birbiriyle uyumu, merkezin iç'te inşası için elzemdir. Yüzüstü yatmak istediği hâlde sırtüstü yatırılan küçük bir bebek, doyduğu hâlde yemeye zorlanan çocuk, iç'te bir terslik olduğunu düşünür ve doğruyu bulabilmek için dış'a bakmayı öğrenir. Bütün cevapları bilen bir anne/baba, bütün cevapları bilen bir uzman, terapist, bütün cevapları bilen bir dış Tanrı imgesi, merkez'in iç'ten dış'a taşınması sonucudur. Cevaplar her zaman bizim içimizdedir. Dış yoluyla yaptığımız sadece, kendi içimizde zaten var olan, kendi içimiz dışında bir yerde var olması zaten imkânsız cevabı açığa çıkarmak olacaktır.
Sayfa 89 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Masallardaki "üvey anne" karakterinin, gerçek anne kimliğinin bir parçası olduğu artık uzun zamandır bilinmekte. "Kötü kalpli üvey anne"yi, anne arketipinin "kötü cadı" tarafı olarak düşünebiliriz. Neden babadan çok anne üzerinde durduğumu soranlar, masallardaki "üvey anne" kalıbının neden "üvey baba'dan çok daha sık, çok daha güçlü kötülük unsurlarıyla birlikte yinelenip durduğunu sorgulayabilirler. Meselenin, kuşkusuz, geleneksel kültürde babanın ebeveynlik yapmamasıyla, işin çoğunu anneye yıkmasıyla ve yükü çok ağır olan annenin de bunun acısını çocuktan çıkarmasıyla çok ilgisi var.
Sayfa 74 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Prenses ve üvey annesi, aslında aynı kişi. Pamuk Prenses'in üvey annesinden tek farkı, henüz dünyanın kaç bucak olduğunu bilmemesi ve bu yüzden de her daim edilgen bir tavır almayı, kendisini isteyecek kişiyi beklemeyi, hayatını değiştirmek için hiçbir adım atmamayı, iyi bir şey zannetmesi.
Sayfa 70 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Türkiye'nin ne tarafına gidersem gideyim, kadının salt cinsel bir varlık olarak algılandığını görüyorum. Bununla, kadının cinsel olarak arzulandığını kastetmiyorum tabii ki. Ama insan değil, her şeyden önce kadın olarak görüldüğünüz için, kadın cinsiyeti ve dolayısıyla cinselliği de zihinlerde ayıp bir şey olarak kodlandığı için, hiç tanımadığınız bakkallar, taksi şoförleri, çareyi size "abla", "bacı", "yenge" gibi sıfatlarla hitap etmekte buluyorlar. Bu, "Evet, kadınsın. Ama benden sana zarar gelmez. Seni kadın olarak arzulamıyorum. Hiç tanımadığımız, var olup olmadığını bile bilmediğimiz kocan, bizim ağbimiz; bu da seni arzulamamızı ve kendi nikahımıza almayı düşünebilmemizi imkânsız kılıyor." demek.
Sayfa 63 - İthaki Yayınları·Kitabı okudu
Reklam