Çocukken güneș olmak isterdim,
Sonra anladım ki en iyisi çocuk olmak.
Çünkü güneșten sıcaktı kalbim.
Büyüdüm derken, yașam denen ayazda üșüdüm.
Soğudu, buza döndü kalbim.
Ne "güneș" olabildim,
Ne "çocuk" kalabildim.
Özdemir Asaf
Khaled Hosseini şöyle der;
"Belki de tükenmişimdir. Bir şeyler yapacak, bir şeyler için uğraşacak çabayı kendimde bulamıyorumdur. Benim de emek vermeden güzel giden şeylere ihtiyacım vardır."
Ve ekler:
"Beni bana geri vermek istiyorumdur..."
Oysa zenginlikten yalnızca maddi zenginliği anlıyoruz. İçi olmayan insanların yașadığı bir toplum, ekonomik, toplumsal, politik sorunlarını çözse de hayatı ıskalamaya devam eder.
Eğitimin hangi așamasında olursa olsun, öğrencilere bilginin ve bilmenin yolu olarak "ezberlemeyi" göstermek, öğrencilerden gelebilecek:"Peki, ya șöyle olsa nasıl olur,?" sorularına o "șöyle" için tartıșma zemini hazırlayarak değil, fakat bir kez doğru diye anlatılmıș "böyle" nin karșısında hiçbir "șöyle" nin söz konusu olamayacağı tarzında yanıt verilirse, elde edilecek sonuç, sorusu olmayan insanlar yetiștirmek olacaktır. Çünkü öğrenciler de, eğitimlerini tamamladıktan sonra artık yalnızca kendi "böyle" lerini doğru sayıp, hiçbir "șöyle" olasılığına kulak vermeyeceklerdir.