Demirci çırağı Pip’in ağzından anlatılan bu eserde pek çok duygu bulabilirsiniz:
Yoksulluk, dostluk, ikiyüzlülük, korku, heyecan, değeri anlaşılmayan küçük mutluluklar, umut kırıntıları ve onlardan geriye kalan büyük düş kırıklıkları…
Duyguların olaylarla iyi bir şekilde harmanlanması ortaya hem güzel hem de sürükleyici bir kurgu çıkarmış. Betimlemeleri de net bir şekilde görebilmek mümkün.
İçeriği o kadar yoğun ki nereye değineyim diye düşünüyorum. Pip’in Herbert ile, Joe ile olan dostluğu; Joe’nun saflığı, Biddy’nin arkadaşlığı…
Kızdığım karakterlere üzüldüğüm oldu fakat en çok Pip ile Estella’ya üzüldüğümü söyleyebilirim.
Kimi zaman güldüğüm, kimi zaman şaşırdığım kimi zaman üzüldüğüm ve tabii ki okumaktan da epey keyif aldığım bir eser oldu.