Çocukluğumda o kadar az oyun oynamıştım ve aldatmasını o kadar az öğrenmiştim ki, yalan bana suçların en ağırı gibi geliyordu; ve bir yalan söylendiği zaman insanların değil, eşyanın bile buna nasıl tahammül ettiğine şaşırıyordum. Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile...
Bir insan daha ne kadar kötü olabilir dedikçe sizi kötünün bataklığına çeken bir kitap. Yarattığı (dönüştürdüğü) bütün karakterler gibi sizide okurken kendi dünyasında boğuyor. Sayfaları nefes almak umuduyla okumaya çalışırken bulabilirsiniz kendinizi. Bu kadar kötü olmasının yanında kötünün kötüye dönüşüne hak vermeniz için zaman ritminde karakterle gidip geliceksiniz. Aslında itinayla bakılmış , büyütülmüş kötüye dair her şeyi bu karakterle ne kadar bizden olduğunu da şaşarak benimser, aksini idda edemezsiniz. Seçimlerin sonuçlarını kendini yitirerek ödeyen bir yığın karakterle boğuşursunuz. Okuması zor bir o kadarda etkileyicibir kitap. Tam bir Hakan Günday kalemi...