Ne var ki özgürlük son söz değildir, özgürlük sadece öykünün bir bölümü ve gerçeğin yarısıdır, özgürlük, olumlu yanı sorumluluk olan olgunun tamamının negatif yanından başka bir şey değildir. Aslına bakılacak olursa, sorumluluk terimiyle yaşanmadığı sürece, özgürlük yozlaşma tehlikesiyle karşı karşıyadır. İşte bu nedenle Doğu Yakası'ndakı özgürlük Anıtına, batı Yakasındaki Sorumluluk Anıtının eklenmesini öneriyorum.
İnsan, tamamen koşullandırılmış ve belirlenmiş değildir, daha çok, isler koşullara boyun eğsin, ister karşı gelsin, kendini belirlemektedir Başka bir deyişle, insan nihai anlamda kendini belirleyen bir varlıktır.
Günümüzün kitle nevrozu olan varoluşsal boşluk, özel ve kişisel bir nihilizm şekli olarak tanımlanabilir; çünkü nihilizm, varlığın hiçbir anlamı olmadığı inancıdır. Ne var ki. nihılistık bir felsefenin çağdaş eğilimlerinin etkisinden uzak kalmadığı sürece psıkoterapi böyle bir olayla kitlesel boyutta başa çıkamaz; aksı takdirde kitle nevrozunun olası bir tedavisini üretmek yerine bunun bir semptomunu temsil eder. Böyle bir durumda psikoterapi nihilistik bir felsefeyi yansıtmakla kalmayacak, ayrıca, istemeden ve farkında olmadan da olsa, hastaya insanın doğru bir tablosundan çok bir karikatürünü aktaracaktır.