Nesrin Õzer

Senin baban da tıpkı benim ölmüş babam gibi daha da yoksullaşmıştır ve gerek bu dünyada gerekse öbüründe borçlarını ödeyemez.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
"Ama Avrupalı köpekler çevremizde oldukça yeni bir yolculuk olmayacak. Bedenlerimizdeki her deliği becerdikten sonra bizimle işleri bitmiş olacak. Fark gözetmeden becerecekler bizi. Bize yedirecekleri boktan hile beter olacağız. Kanımızı taşıyan insanlar her kötülüğü yaşayacak, hatta baldırı çıplak vahşiler bile bizi küçümseyecek. Göreceksin."
Halil yumuşak bir kuşku sesi çıkardı. "Peki, bu cennette kimler yaşıyor? Suçsuz tüccarları soyan, süs eşyası için kardeşlerini satan vahşiler ve hırsızlar," dedi. "Onların Allah'ı ya da dini ve hatta basit acıma duyguları bile yok. Birlikte yaşadıkları o vahşi hayvanlar gibi."
Yusuf kendisini bir karabasandan uyanmış gibi duyumsuyordu. Halil'e yolculuk sırasında sık sık kendisini kabuğunu yitirip ortada kalmış, dikenler ve döküntüler arasında körlemesine yolunu bulmaya çalışan iğrenç ve kaba bir yumuşakça gibi duyumsaclığını anlattı. Herkesin böyle olduğunu, bir boşluğun ortasında körlemesine tökezlediklerini düşünüyordu. Duyduğu dehşetin korkudan farklı olduğunu söyledi. Sanki gerçekte yaşamıyor ya da yok olmanın sınırlarında bir düşte yaşıyordu. Bu insanların ticaret uğruna dehşetin üstesinden gelebilecek kadar istedikleri şeyin ne olduğu onun için hala merak konusuydu. Yalnızca dehşet değil, hayır, dedi, her şeye biçimini veren şey deh şetti. Ve önceden kestiremeyeceği yerler görmüştü.
Allah'ın sevgili kulu, deliler için kullanılan kibar bir sözcüktü.