Çünkü dünya bir kız çocuğunun kız olduğunu bildiği andan itibaren, onun bütün sınırlarına müdahale etmeyi müdahaleden saymıyor. Dünya, kadını, en baştan tanımlıyor.
Yaratmak için, tepki verebilmek gerekir. Yaratıcılık, çevremizde olup biten her şeye duyarlı olma, içimizde doğan yüzlerce düşünce, duygu, eylem ve yanıt olasılığı arasından seçim yapma ve bunları önem, tutku ve anlam taşıyan tek bir yanıt, ifade ya da iletide bir araya getirme yeteneğidir.
Anlattığına göre, yaratıcı hayat, bir nehir gibi gerçekleşir. Yaratıcı kuvvet, psişelerimizin topraklarından akarak, içimizde mevcut olan kanalları, yani nehirleri arar. Halbuki çoğu kadında nehir, atıklarla dolu ve tıkalıdır; yaratıcı hayatlarımız için nehri temizlememiz gerekmektedir. Nehirdeki kirlenme, üretilen hayat değil,
tersine, hayatın engellenmesidir.
Bir kadın arkadaşım, kazandığı paranın tamamını ev işlerini yapacak birine vermeye razıydı; bu sayede, eline hiç para geçmese de kendi hayatını kendisi yaratıyordu.