Demek hayat böyle iki adım ilerisi bile görünmeyen sisli ve yalpalı bir denizdi. Tesadüflerin oyuncağı olacak olduktan sonra ne diye bir irademiz vardı? Kullanamadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı? Yaşayışımıza ve etrafımıza şekil vermek arzusuyla dünyaya gelmekten ise hayatın ve muhitin verdiği şekli kolayca alacak kadar boş ve yumuşak olmak daha rahat, daha makul değil miydi?
Herkesin akıllı olmasını beklemeye kalkarsam bu çok zaman alacak... Yine anladım ki böyle bir şey hiçbir zaman olmayacak, insanlar değişmeyecek... Kimse degistiremeyecektir onları... Bunun için yorulmaya değmez!
"Görülecek, işitilecek, tadılacak, okunacak, yazılacak, yapılacak o kadar çok şey birikiyor ki, bundan sonra hayatımın bütün bunlara yetişmeyeceğinden korkuyorum."
"Hayır" demeniz bazı insanların sizden uzaklaşmasına, sizi terk etmesine neden olabilir. Bu sonuçlar her zaman olasıdır.
Ancak hayat adildir ve olması gereken olur.
Sizin kendiniz olmanız başka insanlarca kabul görmediğinde bırakın gitsinler...